Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, trafik sigortasında değer kaybı tazminatı, akıllı eksper ataması, hasar süreçleri, yetkisiz hasar aracıları, yedek parça kullanımı, cep telefonu doğrulaması ve kaza yerini terk edenlere yönelik düzenlemeler hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, NTV’de yayınlanan Bakış programında Noyan Doğan’ın sorularını yanıtlayarak trafik sigortasında 1 Temmuz itibarıyla devreye girmesi beklenen yeni uygulamalara ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Bursa ve Ordu’da pilot olarak başlayan uygulamanın olumlu ilerlediğini belirten Yaşar, herhangi bir erteleme olmaması halinde sistemin 1 Temmuz itibarıyla tüm Türkiye’de devreye alınacağını söyledi:
“Uygulama Bursa ve Ordu illerinde devam ediyor. Bize göre gayet başarılı bir şekilde devam ediyor. Herhangi bir erteleme söz konusu olmazsa 1 Temmuz itibarıyla tüm illerimizde uygulamaya geçmiş oluyoruz.”
“Yeni bir teminat değil, daha standart bir hasar yönetimi”
Ahmet Yaşar, yapılan değişikliklerin yeni bir teminat anlamına gelmediğini vurgulayarak, asıl hedefin hasar süreçlerini daha hızlı ve güvenilir hale getirmek olduğunu belirtti:
"Yeni bir teminatla karşı karşıya değiliz. Aslında biz hasar yönetimini daha hızlı, daha standart ve daha güvenilir hale getiriyoruz.”
Yeni sistemle hem sigortalılar hem de sigorta şirketleri açısından daha berrak bir hasar yönetimi yapısına geçileceğini belirten Yaşar, “Hem sigortalılarımız açısından hem sigorta şirketlerimiz açısından daha standartlaşmış, daha berraklaşmış bir hasar yönetim sistemine geçmiş oluyoruz” dedi.
“Değer kaybı hesaplamasında standart sağlandı”
Değer kaybı tazminatında geçmişte hesaplama yöntemlerinin farklılaşabildiğini belirten Yaşar, yeni dönemde bu alanda standartlaşma sağlandığını anlattı:
“Önceki uygulamalarda birtakım iptaller oldu, Danıştay tarafından iptal edilen maddeler oldu. Dolayısıyla hesaplamanın bir standardizasyonu yoktu.”
Değer kaybı hesaplamalarında bilirkişiler ve eksperler üzerinden farklı uygulamaların ortaya çıkabildiğini ifade eden Yaşar, “Bilirkişiler marifetiyle, eksperler marifetiyle bu hesaplamalar gerçekleştiriliyordu ama burada tam anlamıyla bir standardizasyon yoktu” açıklamasında bulundu.
Yaşar, Sigorta Eksperleri İcra Komitesi’nin katkısı ve SEDDK’nın öncülüğüyle hesaplama süreçlerinde standart yapıya geçildiğini belirterek, “Bu hesaplamalara bir standardizasyon sağlandı” dedi.
“Akıllı eksper ataması tüm Türkiye’de devreye girecek”
Ahmet Yaşar, trafik kazalarında eksper atama sürecinin de yeni sistemle birlikte değişeceğini belirtti. Yaşar, kamuoyunda “akıllı eksper ataması” ya da “sıralı eksper ataması” olarak bilinen uygulamanın, kazalara otomatik eksper atanmasını sağladığını ifade etti:
“Bir trafik kazası meydana geldiğinde trafik kazası tespit tutanağı tutuluyor. Bu tutanaklarda kazaya otomatik olarak Sigorta Bilgi Merkezi üzerinden eksper ataması gerçekleştiriliyor.”
Pilot uygulamanın 1 Nisan’da başladığını hatırlatan Yaşar, “1 Temmuz’da tüm Türkiye’de olacak, herhangi bir erteleme gelmezse” ifadelerini kullandı.
Vatandaşın eksper seçip seçemeyeceğine ilişkin de bilgi veren Yaşar, ilk aşamada sıralı eksper atanacağını belirterek, “Önce bir sıralı eksper atanıyor. Ama mevzuatın diğer koşulları var. İtiraz süreçleri var. Hukuksal haklar devam ediyor” dedi.
Yaşar, sistemin temelinde ne sigorta şirketinin ne de sigortalının eksperi doğrudan belirlemesi olduğunu vurgulayarak, “Otomatik olarak ne sigorta şirketinin belirlediği eksper ne sigortalının belirlediği eksper; birtakım parametrelerle listede yer alan lisanslı eksperler atanıyor” değerlendirmesinde bulundu.
“Değer kaybı için ayrıca başvuruya gerek kalmayacak”
Yeni sistemin en önemli başlıklarından birinin değer kaybı hesaplamasının aynı dosya içinde yapılması olduğunu belirten Yaşar, maddi hasarı inceleyen eksperin aynı zamanda değer kaybını da hesaplayacağını söyledi.
Yaşar, “Sadece maddi hasarlar değil, herhangi bir talebe gerek kalmaksızın değer kaybı hasarları da aynı dosyanın içerisinde görülecek” dedi.
Bu düzenlemeyle vatandaşın ayrıca bir ihbarda bulunmasına gerek kalmayacağını vurgulayan Yaşar, “Bunun için yeniden sigortalımızın ya da mağdurun bir ihbarda bulunmasına gerek kalmayacak. Maddi hasarı değerlendiren eksper, aynı raporun içerisinde değer kaybı hasarını da hesaplayacak” ifadelerini kullandı.
“40 bin lira otomatik eksper ataması için barem”
Ahmet Yaşar, akıllı eksper ataması için uygulanan limite ilişkin de bilgi verdi. Mevcut trafik sigortası maddi hasar limitinin 400 bin lira olduğunu hatırlatan Yaşar, bu limitin yüzde 10’una denk gelen 40 bin liranın otomatik eksper ataması açısından barem olarak belirlendiğini söyledi:
“Şu andaki cari trafik sigortası maddi hasar limiti 400 bin lira. Bunun yüzde 10’u olan 40 bin lira otomatik eksper atanması için bir barem olarak gözüküyor.”
Hasar talebinin 40 bin liranın altında olması halinde sigorta şirketinin sıralı eksper atamak zorunda olmadığını belirten Yaşar, “Ama bir eksper atayacaksa yine sıralı sistemden eksper ataması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Yetkisiz hasar aracıları uyuşmazlığı büyütüyor”
Değer kaybı düzenlemesinin arkasındaki temel nedenlerden birinin uyuşmazlık süreçleri olduğunu belirten Ahmet Yaşar, özellikle yetkisiz hasar aracılarına dikkat çekti.
Yaşar, trafik kazası sonrası vatandaşların bazı kişi ya da yapılar tarafından arandığına dikkat çekti:
"Bir trafik kazası gerçekleştiğinde hemen birileri sizi aramaya başlıyor. ‘Sigorta şirketleri hasarlarınızı ödemez. Siz bize vekalet verin, biz sizin hasarlarınızı takip edelim ve değer kaybını alalım’ diyorlar.”
Bu tür yönlendirmelerin sigorta şirketlerinin itibarını zedelediğini ve uyuşmazlıkları artırdığını söyleyen Yaşar, “Aslında suç unsuru oluşturan beyanlarda bulunuyorlar. Sigorta şirketlerinin itibarını zedeleyecek açıklamalarda bulunuyorlar” dedi.
Yetkisiz hasar aracılarının süreçleri uzattığını ve maliyetleri artırdığını belirten Yaşar, “Gereksiz uyuşmazlık yaratarak hasar maliyetlerinin artmasına ve günün sonunda sigortalılarımızın sigorta primlerine olumsuz etki eden yaklaşımlara yol açıyorlar” değerlendirmesinde bulundu.
“Tahkime başvuruların azalmasını bekliyoruz”
Yeni sistemle birlikte tahkime giden dosya sayısında azalma beklediklerini söyleyen Ahmet Yaşar, pilot uygulamalarda olumlu işaretler olduğunu ancak kesin yorum yapmak için henüz erken olduğunu belirtti.
“Biz azalmasını bekliyoruz. Pilot uygulamalara baktığımızda öyle gözüküyor ama tabii bunu söylemek için çok erken.”
Pilot uygulamanın 1 Nisan’da başladığını hatırlatan Yaşar, tahkime başvuru süreçlerinin genellikle birkaç aylık dönemde ortaya çıktığını belirterek, “Şu anda baktığımızda tahkime gidiş oranı yüzde 10’lara düşmüş gibi gözüküyor. En azından kendi rakamlarım açısından bunu söyleyebilirim” ifadelerini kullandı.
Ancak sürecin henüz yeni olduğunu vurgulayan Yaşar, “Bu rakamlar artabilir ama beklentimiz uyuşmazlıkların azalması” dedi.
“Hukuk yolu kapanmıyor”
Yeni sistemin vatandaşın hukuki haklarını ortadan kaldırmadığını özellikle vurgulayan Ahmet Yaşar, değer kaybı tazminatını yeterli bulmayanların tahkime ya da yargıya başvurabileceğini söyledi.
Yaşar, “Her zaman sigorta tahkim, adli yargı her zaman var” dedi.
Burada amaçlarının gereksiz vekalet süreçlerini ve fiktif uyuşmazlıkları azaltmak olduğunu belirten Yaşar, “Sigortalıların taleplerinin otomatik oluşması, değer kaybının otomatik hesaplanması ve hesaplanan değer kaybının kendilerine bildirilmesi sonucu gereksiz vekalet süreçleri ortadan kalkmış olacak” ifadelerini kullandı.
“Ağır hasarlı araçlarla ilgili yeni bir değişiklik yok”
Ağır hasarlı ve tam hasarlı araçlarla ilgili kamuoyunda yanlış bir algı oluştuğunu belirten Ahmet Yaşar, son düzenlemelerin bu konuda yeni bir değişiklik getirmediğini vurguladı:
“Doğru, bir yanlış anlaşılma var. Nisan 2025’te SEDDK’nın yaptığı bir düzenleme var. Aslında o düzenlemeyle bu yapılmıştı ve orada herhangi bir değişiklik şu anda yok.”
Tam hasar ve ağır hasar kavramlarının farklı olduğuna dikkat çeken Yaşar, “Tam hasar dediğimiz şey aracın tamamen hasara uğramış olması ve hurda belgesi alınmak yoluyla artık araç olma özelliğini yitirmesi” açıklamasını yaptı.
Ağır hasarda ise aracın o an itibarıyla trafikten çekme belgesi alınarak zararın tazmin edileceği bir süreçten bahsedildiğini belirten Yaşar, “Son yapılan düzenlemelerin orada değiştirdiği hiçbir şey yok. Hayatımızda bir değişiklik söz konusu değil” dedi.
“Esas olan orijinal parça kullanımı”
Yedek parça kullanımıyla ilgili de açıklamalarda bulunan Ahmet Yaşar, esas olanın orijinal parça kullanımı olduğunu söyledi.
Yaşar, “Orijinal parça kullanımı esas olmaya devam ediyor” dedi.
Ancak orijinal parçaya erişimde sorun yaşanması ya da teknik zorunluluk bulunması halinde, araç sahibinin onayıyla eşdeğer veya yenilenebilir parça kullanımına izin verilebileceğini belirten Yaşar, “Sigortalının, yani araç sahibinin muvafakatiyle eşdeğer parçanın değişimine izin veriliyor. Ama esas olan yine orijinal parça kullanımı” ifadelerini kullandı.
“E-Devlet’ten doğrulanmış iletişim bilgisi hasar dosyasına girecek”
Ahmet Yaşar, hasar süreçlerinde iletişim bilgilerinin doğrulanmasına ilişkin yeni uygulamaya da değindi. Yaşar, özellikle mağdurların ihbar yaparken E-Devlet üzerinden doğrulanmış cep telefonu numaralarını hasar dosyasına bildirmeleri gerektiğini ifade etti:
"Mağdurların ihbar yaparken E-Devlet üzerinden doğrulanmış cep telefonu numaralarını da hasar dosyasına bildirmeleri gerekiyor.”
Bu uygulamanın sigorta şirketlerinin mağdurlara ulaşmasını kolaylaştıracağını belirten Yaşar, “Hasarlarda sigortacıların sigortalılara ve mağdurlara erişiminde ciddi problemler yaşanıyordu. E-Devlet’ten onaylanmış iletişim bilginizin de bir örneğini hasar dosyasına koyma zorunluluğu geldi” ifadelerini kullandı.
“Kaza yerini terk edenlere rücu hakkı doğdu”
Kaza yerini terk edenlerle ilgili düzenlemeyi de değerlendiren Ahmet Yaşar, geçerli bir sebep olmadan olay yerinden ayrılanlara karşı sigorta şirketlerinin rücu hakkı doğduğunu söyledi:
“Geçerli bir sebebi olmadan, acil yaralanma sebebiyle hastaneye sevk gibi çok önemli bir gerekçe olmadan kaza yerini terk edenlere sigorta şirketlerinin rücu hakkı doğdu.”
Bu düzenlemenin aynı zamanda trafik disiplini açısından önemli olduğunu belirten Yaşar, “Bir zarara sebebiyet verdiyseniz, olay yerini terk etmeden, delilleri yok etmeden, kaza tespit tutanaklarının tutulmasını sağlamanız lazım” ifadelerini kullandı.
Yaşar, sigorta şirketinin ödememesi gereken bir zararı ödediği kanaatine varması halinde, kaza yerini terk eden sigortalıya rücu etme hakkını kullanabileceğini söyledi.
“Geçici iş göremezlik ve bakıcı giderleri sigorta şirketlerinin sorumluluğunda olacak”
Ahmet Yaşar, bedensel zararlara ilişkin düzenlemeye de değindi. Özellikle geçici sakatlık, iş göremezlik ve bakıcı giderleri konusunda sorumluluğun netleştirildiğine dikkat çekti:
“Geçici sakatlıklar, iş göremezlikler ve bakıcı giderleri konusu netleştirildi. Bu konu sigorta şirketlerinin sorumluluğunda olacak.”
Yeni düzenlemelerle trafik sigortasında hasar yönetimi, değer kaybı hesaplaması, eksper ataması ve iletişim süreçlerinde daha standart, daha izlenebilir ve daha şeffaf bir döneme geçilmesi hedefleniyor.