TSB öncülüğünde düzenlenen 15. Sigorta Haftası, sigorta bilinci, iklim riskleri ve uluslararası iş birliklerini geniş katılımlı etkinliklerle gündeme taşıdı.
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) öncülüğünde gerçekleştirilen 15. Sigorta Haftası, sigortanın toplumsal değerini ve sektörün ortak gücünü ortaya koyan geniş kapsamlı etkinliklerle tamamlandı.
Sigortanın günlük yaşamdan üretime, afetlere hazırlıktan geleceğin yatırımlarına uzanan rolünün gündeme taşındığı haftanın öne çıkan buluşmaları olan 5. Uluslararası Sigorta Zirvesi ve Türk Dünyası Sigorta Birliği 2. Genel Kurulu, Türkiye’nin dayanıklılık hedeflerini ve uluslararası sigortacılık iş birliklerini aynı gündemde buluşturdu. Üniversitelerde, iş dünyasında, sanat ve spor alanlarında yürütülen çalışmalar ise sigorta bilincinin toplumun farklı kesimlerine ulaşmasına katkı sundu.
Türkiye Sigorta Birliği (TSB), 15. Sigorta Haftası’nı üye şirketlerin, kamu kurumlarının, meslek örgütlerinin, üniversitelerin ve diğer paydaşların katkılarıyla tamamladı. “Dört Element. Tek Güvence.” mesajıyla gerçekleştirilen hafta boyunca, iklim değişikliğinden tarımsal üretime, kentlerin dayanıklılığından yeni mobilite çözümlerine kadar farklı alanlarda sigortanın sağladığı güvence ele alındı.
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) himayelerinde kutlanan hafta kapsamında düzenlenen konferanslar ve paneller sektörün bilgi birikimini ortak çözüm arayışlarıyla buluştururken, eğitim ve farkındalık çalışmaları sigortanın insan hayatındaki karşılığını öne çıkardı. İstanbul’daki 5. Uluslararası Sigorta Zirvesi’nde iklim risklerine karşı finansal hazırlık tartışıldı; Gaziantep’teki Türk Dünyası Sigorta Birliği 2. Genel Kurulu’nda ülkeler arasında ortak risk yönetimi ve kapasite geliştirme gündemi şekillendi.
Ahmet Yaşar: Sigorta bilinci ortak sorumluluğumuz
Sigorta Haftası’nı değerlendiren TSB Başkanı Ahmet Yaşar, hafta boyunca ortaya konulan iş birliğinin, sigortanın toplumsal değerini anlatmak açısından önemli bir katkı sunduğunu belirterek şunları söyledi:
“Bu hafta sigortanın hayatımızın ne kadar çok alanına dokunduğunu birlikte gösterdik. Üniversitelerde gençlerle, iş dünyasında üreticiler ve işletmelerle, eğitimde çocuklarımızla buluştuk. İklim risklerini, kentlerimizin dayanıklılığını ve değişen ulaşım alışkanlıklarını konuştuk. Her buluşmada aynı ihtiyacı gördük: İnsanlarımızın emeğini, birikimini ve geleceğini güvence altına almak. Sigorta bilincini toplumun her kesimine taşımayı bu nedenle ortak sorumluluğumuz olarak görüyoruz.”
Yaşar, Sigorta Zirvesi ve Türk Dünyası Sigorta Birliği Genel Kurulu’nun haftanın gelecek gündemini güçlendirdiğini ifade ederek şöyle devam etti:
“İstanbul’da iklim riskleri karşısında sigorta sektörünün üstlenebileceği sorumlulukları ve dayanıklılığın nasıl finanse edileceğini ele aldık. Gaziantep’te ise Türk dünyasıyla bilgi ve deneyim paylaşımını somut iş birliklerine dönüştürmenin yollarını değerlendirdik. Türkiye’nin koruma açığını azaltmak, daha fazla insanı ve işletmeyi güvenceye almak için bu buluşmaların ortaya koyduğu birikimi önemsiyoruz. Sigorta bilincinin güçlenmesi, vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına uygun güvenceye ulaşması ve sektöre duyduğu güvenin korunmasıyla birlikte anlam kazanıyor.”
Haftaya katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür eden Yaşar, “Üye şirketlerimizin, kurumlarımızın, meslek örgütlerimizin ve üniversitelerimizin katkılarıyla sigortanın değerini farklı mecralarda anlatma fırsatı bulduk. Her etkinliğin, her eğitim çalışmasının ve her farkındalık mesajının bu ortak çabada bir yeri var. Önümüzdeki yıllarda daha geniş katılımla, daha fazla insana ulaşan çalışmalarla Sigorta Haftası’nı büyütmeyi diliyoruz. Bu haftanın kazandırdığı ilgiyi ve iş birliğini yıl boyunca sürdürmek, daha güvenceli bir toplum için en değerli kazanımımız olacaktır” dedi.

5. Uluslararası Sigorta Zirvesi'nde COP31 ve dayanıklılık gündemi
TSB’nin bu yıl beşincisini düzenlediği Uluslararası Sigorta Zirvesi, 8 Ekim 2026’da “Riskten Dayanıklılığa: COP31 Yolunda Sigorta” temasıyla İstanbul Finans Merkezi (İFM) Ziraat Bankası Oditoryumu’nda gerçekleştirildi. Yoğun katılımla düzenlenen zirve, kamu otoritelerini, sigorta ve emeklilik sektörü temsilcilerini, uluslararası konukları ve akademisyenleri bir araya getirdi. Açılış konuşmalarını İstanbul Finans Merkezi Genel Müdürü Ahmet İhsan Erdem, TSB Başkanı Ahmet Yaşar ve Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Başkanı Davut Menteş yaptı.
Zirvede sektörün mali dayanıklılığı, sigortalıların ve emeklilik sistemi katılımcılarının haklarının korunması, Türkiye’nin koruma açığının azaltılması ve iklim risklerine karşı finansal hazırlık öne çıktı.
SEDDK Başkanı Davut Menteş, sektörün sermaye yapısındaki güçlenmeye dikkat çekerek, sermaye yeterlilik rasyosu en düşük 10 şirketin 2022 yılında yüzde 34,3 seviyesinde olan oranının Haziran 2026 itibarıyla yüzde 106’ya ulaştığını, bu şirketler dışındaki sektör grubunda ise oranın yüzde 209,6 düzeyinde bulunduğunu belirtti. Emeklilik sisteminde etkin gözetimin önemini de vurgulayan Menteş, Fon Gözetim Platformu aracılığıyla emeklilik yatırım fonlarının işlemlerinin, portföylerinin ve değerlemelerinin sürekli izlendiğini; veriye dayalı, risk odaklı kontrollerle katılımcıların haklarının ve sistemin bütünlüğünün korunmasının esas alındığını ifade etti.
Hasar süreçlerinin iyileştirilmesine ve vatandaşların haklarının korunmasına yönelik düzenleme çalışmalarını da paylaşan Menteş; trafik hasar istismarlarıyla mücadele, Alo 193 Ortak Hasar İhbar Merkezi ve e-Devlet üzerinden hasar işlemleri gibi başlıklara değindi. Önümüzdeki dönemde BES düzenlemeleri, oto ve oto dışı hasar yönetmelikleri, tarım sigortaları ve uzun süreli bakım sigortasının gündemde olduğunu aktardı. Devlet destekli ticari alacak sigortasını daha erişilebilir ve etkin hale getirmeyi hedeflediklerini belirterek, risk değerlendirme ve hasar ödeme süreçlerinin sadeleştirilmesi ve hızlandırılması üzerinde çalıştıklarını kaydetti.
TSB Başkanı Ahmet Yaşar, zirvedeki konuşmasında “Sigortayı büyütmek, Türkiye’nin ekonomik güvenliğini ve dayanıklılığını da büyütmektir” mesajını verdi.
Bu yılın ilk sekiz ayında prim üretiminin yaklaşık 972 milyar liraya, sigorta ve emeklilik sektörünün ekonomiye sağladığı fonun ise 3,6 trilyon liraya ulaştığını belirten Yaşar, sektörün büyüme hedefinin daha fazla insanın, işletmenin ve ekonomik değerin güvence altına alınmasıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Risklerin önceden görülmesi, ölçülmesi ve azaltılması için güvenli yapılar, nitelikli kentsel dönüşüm, yangın güvenliği ve risk mühendisliğinin önemine dikkat çekti.
Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31’in, sektörün risk bilgisi ve uygulama deneyimini uluslararası çözüm gündemine taşıma fırsatı sunduğu da zirvenin temel mesajları arasında yer aldı. Yaşar, Antalya’da oluşturulması planlanan Sigorta Evi ile sigortacıların, reasürörlerin, kamu otoritelerinin, yatırımcıların, kalkınma finansmanı kuruluşlarının, reel sektörün ve akademinin bir araya getirilmesinin hedeflendiğini aktardı.
Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi ve iklim bilimci Prof. Dr. Levent Kurnaz ile doğa ve çevre programları yapımcısı ve aktivist Güven İslamoğlu’nun konuşmaları, iklim risklerine ilişkin değerlendirmelere katkı sundu. TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı’nın moderatörlüğündeki “COP31’e Doğru Türkiye’nin İklim Uygulama Gündeminde Sigorta Sektörünün Rolü” panelinde sektörün iklim gündemine katkısı ele alındı. Neova Sigorta Genel Müdürü Neslihan Neciboğlu’nun moderatörlüğündeki “Küresel İklim Uygulama Açığını Kapatmak: Sigorta ve Dayanıklılık Finansmanı” panelinde ise uluslararası deneyimler ve finansal çözümler değerlendirildi. Zirve, sektör ile akademi arasındaki bilgi paylaşımını destekleyen 5. Sigortacılık Makale Yarışması Ödül Töreni ile tamamlandı.
Türk Dünyası Sigorta Birliği'nde başkanlık Türkiye'ye geçti
Sigorta Haftası’nın 9–11 Ekim tarihlerindeki kapanış programı, Türk Dünyası Sigorta Birliği 2. Genel Kurulu etrafında şekillendi. Türkiye Sigorta Birliği’nin ev sahipliğinde 10 Ekim 2026’da Gaziantep’te gerçekleştirilen Genel Kurul’da dönem başkanlığı Türkiye’ye geçti; Birlik başkanlığına TSB tarafından aday gösterilen Atilla Benli seçildi. Buluşmada, Türk dünyasının sigorta piyasaları arasında bilgi ve deneyim paylaşımını artıracak, ortak risklerin yönetimini ve reasürans kapasitesini geliştirecek yeni dönem öncelikleri ele alındı.
Genel Kurul’un açılışında Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, SEDDK Başkanı Davut Menteş, Türk Dünyası Sigorta Birliği’nin önceki dönem Başkanı Ülviyye Cabbarova ve TSB Başkanı Ahmet Yaşar katılımcılara hitap etti. Gaziantep’in 6 Şubat depremlerinin ardından yaşadığı toparlanma ve yeniden inşa süreci, afetlere hazırlığın ve dirençli şehirler için kurumlar arası iş birliğinin önemini buluşmanın merkezine taşıdı. Fatma Şahin risk azaltma çalışmalarının önceliklendirilmesini vurgularken, Davut Menteş Türkiye’nin sigortacılık deneyiminin teknoloji, tarım sigortaları, katılım sigortacılığı ve özel emeklilik gibi alanlarda ortak çalışmalara katkı sunabileceğini ifade etti.
Ahmet Yaşar, Türkiye’nin kurumsal birikimini ve insan kaynağını kardeş ülkelerle karşılıklı öğrenme anlayışı içinde paylaşmaya hazır olduğunu belirtti. DASK ve TARSİM deneyiminin afet ve tarım risklerinin yönetiminde sağlayabileceği katkıya işaret eden Yaşar, Orta Koridor boyunca gelişen üretim, ticaret, taşımacılık, enerji ve yatırımların güvence ihtiyaçlarına dikkat çekti. Yeni dönem için ortak bir risk ve dayanıklılık çalışması başlatılmasını, sigorta ve reasürans alanında teknik bir çalışma grubu oluşturulmasını ve ortak eğitim ile mesleki değişim programları geliştirilmesini önerdi. Bu önerilerin takvim, sorumlu ekipler ve somut çıktılarla desteklenmesinin önemini vurguladı.
Türk Dünyası Sigorta Birliği fikrini 2020 yılında TSB Başkanı olarak görev yaptığı dönemde ilk kez dile getiren Atilla Benli, yeni dönemde ülkeler arasındaki güçlü ilişkileri somut sonuçlar üreten iş birliklerine dönüştürmeyi hedeflediklerini belirtti. Araştırma, eğitim ve reasürans alanlarında ortak çalışmaların geliştirilmesi, Birliğin öncelikleri arasında yer aldı.
Atilla Benli’nin moderatörlüğündeki “Yeni Küresel Risk Düzeninde Türk Dünyası: Sigorta Regülasyonunda Uyum, Dayanıklılık ve Ortak Gelecek” panelinde Türkiye’yi SEDDK Başkan Yardımcısı Barış Taşkesen temsil etti. Azerbaycan, Kırgızistan, Özbekistan ve KKTC’nin düzenleyici kurum temsilcilerinin de katıldığı panelde, yeni riskler karşısında düzenleyici uyum ve dayanıklılık tartışıldı. Özgür Obalı’nın moderatörlüğündeki “Türk Dünyası Sigorta Pazarı 2030: Ortak Riskler, Ortak Kapasite, Ortak Gelecek” panelinde ise Ahmet Yaşar ile diğer ülkelerin sigorta birliklerinin temsilcileri ortak kapasite ve pazarın geleceğini değerlendirdi. Genel Kurul’da Birliğin kurumsal internet sitesi twiu.org’un lansmanı da gerçekleştirildi; uluslararası görünürlüğü desteklemek üzere İngilizce ve Rusça içerik çalışmaları yapıldı.
Üniversitelerden iş dünyasına Sigorta Haftası etkinlikleri
Haftanın ilk gününde Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nde düzenlenen InsureTalks Sigorta Zirvesi, TARSİM’in “Devlet Destekli Tarım Sigortaları 2026 Yılı Değerlendirme Toplantısı” ve TSB’nin desteklediği Smart-i Awards 2026, bilgi paylaşımı ve yenilikçilik için sektör paydaşlarını buluşturdu.
İkinci gün Quick Sigorta’nın “OVP’nin Dayanıklılık Vizyonu: Riskten Dirençliliğe Kentsel Dönüşüm ve Sigorta” panelinde daha dirençli kentler için sigortanın rolü değerlendirildi. Sigorta Brokerleri Derneği’nin “Dünyada ve Türkiye’de Sigorta ve Reasürans Brokerliği – Tarihsel Gelişimi ve Uygulamaları” kitabının lansmanı sektörün bilgi birikimine katkı sundu. AXA Türkiye’nin açıkladığı İklim Raporu 2026, 2050’nin iklim riskleri ve geleceğe hazırlık ihtiyacını gündeme taşıdı.
Üçüncü gün Sigorta Tatbikatçıları Derneği’nin Eureko Sigorta Genel Müdürlük binasında düzenlediği 18. Uluslararası İstanbul Sigortacılık Konferansı, ulusal ve uluslararası paydaşları bir araya getirdi. AXA Türkiye’nin MobiliteVizyonu2040 kapsamındaki katkıları ise bağlantılı araçların ve dönüşen mobilitenin sigortacılık için sunduğu fırsatlara dikkat çekti. Gebze Ticaret Odası’nın “DASK’tan OHİM’e Sigortacılıkta Yeni Dönem” buluşması da haftanın paydaş etkinlikleri arasında yer aldı.
Eğitim ve sanat etkinlikleri haftanın toplumsal etkisini genişletti
Türkiye Sigorta, Tohum Otizm Vakfı’nın “Her Sınıf Bir Tohum” projesine desteğini Malatya’ya taşıdı. Yeşilyurt Abdülhamid Han Ortaokulu’nda yenilenen özel eğitim sınıfının açılışı ve öğrenciler için gerçekleştirilen interaktif sigorta bilinci etkinliği, eğitimde fırsat eşitliği ile risk farkındalığını aynı buluşmada bir araya getirdi.
Nergis Abıyeva küratörlüğünde hazırlanan “Aynı Yerde Yolculuk” sergisi Sigorta Haftası’nı Quick Artspace’de sanatla buluşturdu. 8 Ekim akşamı KASİDER’in “Kadın - Mizah - Sigorta” temasıyla düzenlediği 4. Yüksek Topuklar Zirvesi de haftanın farklı bakış açılarını bir araya getiren etkinliklerinden biri oldu.
Sigorta Haftası mesajları spor sahalarına ve şehirlere taşındı
Hafta boyunca yapılan farkındalık çalışmaları sigorta mesajlarını etkinlik salonlarının dışına taşıdı. Anadolu Sigorta, genel merkez binasını Sigorta Haftası’na özel kutlama mesajıyla giydirirken, sponsoru olduğu Beşiktaş’ın hafta sonu Süper Lig karşılaşmasında reklam panolarında hafta mesajlarına yer verdi. Referans Sigorta’nın desteğiyle Konyaspor’un hafta sonu Süper Lig karşılaşmasında da stat skorboardlarında, Corpus Sigorta tarafından ise bir hafta boyunca 15 şehir 87 noktada bulunan Macfit salonlarında 384 ekranda Sigorta Haftası kutlaması yansıtıldı.
Türkiye Sigorta’nın Türkiye Basketbol Federasyonu ile yürüttüğü ortak çalışma kapsamında, Basketbol Millî Takımı ve Basketbol Süper Ligi oyuncularının Sigorta Haftası kutlama görüntüleri hazırlandı. Sporun geniş kitlelere ulaşan gücü, sigorta farkındalığına katkı sunan bir mecra oldu. Öte yandan ülkemizin turizm merkezlerinden peri bacalarıyla ünlü Ürgüp’te Belediye tarafından sokaklardaki ilan bilbordlarında kutlamaların yer alması da haftaya ayrı bir renk kattı.
Türkiye Sigorta Birliği, haftaya emek veren başta TOBB, SAİK, SEİK, SBD, TÜSAF, STD, GESİD, İSAD, SİİD olmak üzere tüm STK’lara, üye şirketlere, kurumlara, odalara, üniversitelere ve paydaşlara teşekkür etti. Gelecek yıllarda daha geniş katılım ve toplumun farklı kesimlerine ulaşan çalışmalarla Sigorta Haftası’nın büyütülmesi temennisini paylaşan Birlik, sigorta bilincini güçlendiren ortak çabanın yıl boyunca sürdürülmesinin önemini vurguladı.