Advertisement
02.11.2026
weather
16°
Sigorta Kulisi Gündem Özgür Obalı: COP31'de sigortanın önleyici rolünü öne çıkaracağız

Özgür Obalı: COP31'de sigortanın önleyici rolünü öne çıkaracağız

TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı, COP31 Antalya'daki Sigorta Evi programını, DASK ve TARSİM'in rolünü ve iklim risklerine yönelik hedefleri anlattı

TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı, COP31 Antalya'da sigortanın iklim risklerine karşı önleyici rolünü öne çıkaracaklarını belirterek, “Zirve sonuçlarından kendimize birer ödev çıkarıp bu yol haritası üzerine ilerlemek niyetindeyiz” dedi.

Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Genel Sekreteri Özgür Obalı, NTV'de Noyan Doğan'ın hazırlayıp sunduğu Bakış programında, 9–20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da gerçekleştirilecek COP31 kapsamında sigorta sektörünün üstleneceği rolü ve Türkiye Sigorta Birliği'nin hazırlıklarını değerlendirdi. İklim değişikliğiyle birlikte sigortacılığın rolünün yeniden şekillendiğini belirten Obalı, sektörün yalnızca afetlerden sonra hasar ödeyen değil, riskleri önceden belirleyen ve ekonomik dayanıklılığı artıran bir yapıya dönüşmesi gerektiğini vurguladı.

COP31'e yaklaşık 5–6 aydır hazırlandıklarını aktaran Obalı, 11–14 Kasım tarihlerinde düzenlenecek Sigorta Evi'nin uluslararası sigorta kuruluşlarını, kamu temsilcilerini, finans dünyasını ve farklı sektörlerden paydaşları bir araya getireceğini söyledi.

“Sigorta aslında COP31'in tam merkezinde duruyor”

COP31'in iklim risklerinin ve afetlere hazırlığın küresel ölçekte ele alındığı önemli bir organizasyon olduğunu belirten Özgür Obalı, Türkiye'nin 31'inci Taraflar Konferansı'na ev sahipliği yapmasının önemine dikkat çekti.

“COP31 ile sigortanın ne alakası var dediğinizde, aslında sigorta tam da merkezinde duruyor” diyen Obalı, iklim kaynaklı afetlerin ekonomik etkilerinin giderek büyüdüğünü ifade etti.

Geçen yıl dünya genelinde afetlerden kaynaklanan ekonomik kaybın yaklaşık 207 milyar dolar olduğunu belirten Obalı, bu kayıpların yaklaşık yarısının sigorta kapsamında bulunduğunu söyledi.

Türkiye'de ise afet kaynaklı kayıpların sigortayla karşılanması konusunda önemli bir koruma açığı bulunduğuna işaret eden Obalı, “Maalesef değil. Hâlâ orada çok gidecek yer var” ifadelerini kullandı.

“Sigortanın önleyici rolünün ön plana çıktığı bir dünyaya gidiyoruz”

Sigortacılığın geleneksel işlevinin değiştiğini belirten Obalı, sektörün artık yalnızca hasar sonrasında ödeme yapan bir mekanizma olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

“Sigorta, biliyorsunuz, afet gerçekleştikten sonra ya da hasar gerçekleştikten sonra ödeyen rolüyle finansmanın önemli aktörlerinden bir tanesi. Ama bugün geldiğimiz noktada sigortalanabilirliğin sürdürülebilirliği ve sigortaların daha satılabilir primlerle sunulabilmesini sağlayacak en önemli etmen, bu riskleri doğru yönetmekten geçiyor.”

Risk yönetiminde sigorta şirketlerinin sahip olduğu veri ve uzmanlığın önemine dikkat çeken Obalı, kamu ve özel sektörün birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

“Risklerin doğru yönetilmesi dediğinizde sigortanın bilgi birikimi, elindeki veri ön plana çıkıyor. Burada sigorta sektörünü tek başına veya özel sektörü tek başına kurgulamak doğru değil. Bu bir iş birliği.”

Obalı, ülkeler arasında bilgi ve deneyim paylaşımının da önem taşıdığını belirterek, “Dolayısıyla sigortanın önleyici rolünün biraz daha ön plana çıktığı bir dünyaya doğru gidiyoruz” dedi.

“Afetler artık büyük bir ekonomik risk haline geldi”

İklim kaynaklı afetlerin yalnızca fiziksel zararlarla sınırlı kalmadığını belirten Obalı, sigortasız kayıpların bireylerin, işletmelerin ve ülkelerin ekonomileri üzerinde önemli yük oluşturduğunu söyledi.

“Aslında afet riskleri dediğimizde sadece afet riski olmaktan çıktı çoktan. Artık büyük bir ekonomik risk haline geldi. Bu eğer sigortalanamazsa hem kişilerin hem ülkelerin bilançolarında önemli bir yük haline geliyor.”

Türkiye'deki 6 Şubat depremlerini, Avrupa'da yaşanan kuraklık ve orman yangınlarını ve İstanbul'daki sel felaketini örnek gösteren Obalı, şehirlerin afetlere karşı daha dayanıklı hale getirilmesinin önemine dikkat çekti.

Sigorta sektörünün elindeki risk verilerinin kamu kurumlarının sahip olduğu bilgilerle bir araya getirilmesi gerektiğini belirten Obalı, bu verilerin şehir planlamasında da kullanılabileceğini ifade etti.

“Nereye yatırım yapılabilir? Nerede tarım alanı konumlandırılmalı? Nerede AVM inşaatı yapılmalı? Nereye şehircilik daha yoğunlaşmalı? Nerelerden uzak durulmalı?”

Obalı, geçmiş afet verileriyle gelecekte ortaya çıkabilecek iklim risklerinin birlikte değerlendirilmesinin daha doğru yatırım ve yerleşim kararlarına katkı sağlayabileceğini söyledi.

“Sigorta olmazsa finansman ve yatırım zorlaşıyor”

Sigortanın ekonomik faaliyetlerin sürdürülebilirliği açısından da önemli bir rol üstlendiğini belirten Obalı, sigorta güvencesi ile finansmana erişim arasındaki ilişkiye dikkat çekti.

“Bir şeyi kredi verilebilir hale getirmek istiyorsunuz, finansman sağlayacaksınız veya yatırım yapılabilir bir ortam sağlayacaksınız; sigortaya ihtiyaç var. Sigorta olmazsa bunların hiçbiri gerçekleşmiyor.”

İklim risklerinin artmasının yalnızca sigorta şirketlerini değil, bankacılık ve yatırım dünyasını da doğrudan etkilediğini ifade eden Obalı, sigortalanabilirliğin korunmasının ekonomik dayanıklılık açısından kritik olduğunu vurguladı.

Sigorta Evi 11–14 Kasım'da uluslararası paydaşları buluşturacak

Türkiye Sigorta Birliği'nin COP31 kapsamında düzenleyeceği Sigorta Evi'nin programına ilişkin bilgi veren Obalı, etkinliğin 11–14 Kasım tarihlerinde gerçekleştirileceğini açıkladı.

“İlk iki günü Sigorta Birliği'nin paydaşlarıyla ve global paydaşlarıyla bir arada olacağı, son iki günü de Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nın finans inisiyatifiyle beraber ele aldığımız, bir nevi ortak ev sahipliği yapacağımız bir organizasyon olacak.”

Sigorta Evi'nin COP31'in ana toplantı alanlarının dışında, yakın bir konumda kurulacağını belirten Obalı, bu tercihin daha geniş katılım sağlamak amacıyla yapıldığını söyledi.

Geçen yıl Brezilya'da düzenlenen COP30 sırasında benzer bir uygulamanın gerçekleştirildiğini hatırlatan Obalı, “Brezilyalı meslektaşlarımız geçen sene bunun son derece pozitif sonuçlarını almışlar. Onların da katkılarıyla bu sene bunu gerçekleştiriyoruz” dedi.

Obalı, Kanada, ABD, Yeni Zelanda ve Avrupa ülkelerinden sigorta kuruluşları ile farklı sektörlerin temsilcilerinin organizasyonda bir araya gelmesinin beklendiğini belirtti.

Sigortacılığın çok sayıda sektörle doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Obalı, “Sigorta sektörü şu anda baktığımızda 35'ten fazla sektörle doğrudan bağlantılı. Sağlık, hizmet sağlayıcıları, bankacılık, diğer finans oyuncuları...” ifadelerini kullandı.

“Asıl hedefimiz zirve sonuçlarından kendimize ev ödevi çıkarmak”

COP31 Sigorta Evi'nin yalnızca toplantı ve panellerden oluşan bir organizasyon olmayacağını belirten Obalı, zirve sonunda somut sonuçlar elde edilmesini hedeflediklerini söyledi.

“Asıl hedefimiz, zirve sonuçlarından kendimize aslında ev ödevi çıkarmak istiyoruz. Bunların ne kadarını uygulanabilir hale getirebilirsek başarı faktörü aslında o.”

Geçen yıl Brezilya'da düzenlenen COP30'un sonuç bildirgesinde sigortanın sürdürülebilir finansmanın önemli paydaşlarından biri olarak yer aldığını belirten Obalı, Antalya'da bu kazanımları geliştirmek istediklerini ifade etti.

“Bu sene de aynı perspektifte 5–6 ana madde üzerinde odaklanıyoruz. Bir tanesi gençliğin önümüzdeki dönemdeki sürdürülebilir yaşam standartlarının korunması. Diğeri iklim risklerine karşı dayanıklı şehirler. Öbürü gıda güvenliği ve lojistik, arz güvenliği konusu. Su güvenliği bunlardan bir tanesi.”

Bu başlıklarda sigortanın rolünün uluslararası gündemde daha güçlü biçimde yer almasını amaçladıklarını belirten Obalı, iklim riskleriyle mücadelenin ülkelerin ortak hareket etmesini gerektirdiğini vurguladı.

“Dünyanın atmosferi veya dünyanın iklimi bir ülkenin sınırlarıyla sınırlı değil.”

“DASK ve TARSİM'i dünya ölçeğinde anlatacağız”

COP31 kapsamında Türkiye'nin sigortacılık alanındaki uygulamalarının da uluslararası katılımcılarla paylaşılacağını açıklayan Obalı, özellikle DASK ve TARSİM'in organizasyonda yer alacağını belirtti.

COP31'in 9 Kasım'daki tarım ve gıda güvenliği teması kapsamında Mavi Bölge'de bir panel düzenleneceğini aktaran Obalı, TARSİM temsilcilerinin de bu panele katılacağını söyledi.

“TARSİM'in temsilcisi de orada olacak. Global ölçekte bu konuda önemli havuzlardan biri TARSİM. En iyi uygulamalardan bir tanesi bile diyebiliriz.”

DASK'ın da Sigorta Evi'nin bir parçası olacağını belirten Obalı, “Hem TARSİM hem DASK'ın orada temsil edildiğini ve panellerde kendi iyi uygulamalarını dünya ölçeğinde anlattıklarını göreceğiz” dedi.

Uluslararası deneyim paylaşımının karşılıklı olması gerektiğine dikkat çeken Obalı, farklı ülkelerde kullanılan parametrik sigorta modellerinin de Türkiye açısından değerlendirilebileceğini ifade etti.

“Benim iyi yaptığım uygulamaları diğer paydaşlara anlatabilmek, onların bundan feyz alması; bizim de çok farklı, örneğin parametrik sigortayı kullanan ülkelerden tarım sigortalarında iyi modelleri ve iyi uygulamaları alabilmemiz önemli.”

Obalı, ülkelerin birbirlerinin deneyimlerinden yararlanmasının küresel ölçekte afet risklerinin yönetimine katkı sağlayacağını söyledi.

“Sigortayı COP31'de daha yukarı taşımak amacındayız”

COP30'un sonuç bildirgesinde sigortacılığa yer verilmesinin önemli bir kazanım olduğunu belirten Obalı, COP31'de bu konumun daha da güçlendirilmesini hedeflediklerini ifade etti.

“Geçen sene Brezilya'da önemli bir başlık olarak tartışıldı sigorta. Bu sene de inşallah COP'da sigorta başlığını daha yukarıya taşımak amacındayız.”

COP31'in önemli hedeflerinden birinin tartışılan konuların uygulamaya dönüştürülmesi olduğunu belirten Obalı, “Bu senenin COP'unun en temel unsurlarından bir tanesi de söylemden uygulamaya geçmek” dedi.

Zirvede belirlenen hedeflerin gelecek yıllarda ne ölçüde hayata geçirildiğinin takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Obalı, iklim değişikliğiyle mücadelenin uzun soluklu bir süreç olduğuna dikkat çekti.

“Yenilenebilir enerji yatırımlarının finansmanında sigorta kritik”

İklim değişikliğiyle mücadelede enerji dönüşümünün finansmanının önemli başlıklardan biri olduğunu belirten Obalı, güneş ve rüzgâr enerjisi yatırımlarının sigorta güvencesiyle desteklenmesi gerektiğini söyledi.

“Burada da en kritik şey bu dönüşümü nasıl finanse edeceğimiz. Özellikle GES'ler, RES'ler, yenilenebilir enerji ve bu enerjiye nasıl yatırım yapılabilir hale getirmek... Burada da yine sigorta kritik.”

Türkiye'nin yenilenebilir enerji alanında önemli ilerleme kaydettiğini belirten Obalı, bu yatırımların krediye erişebilmesi için sigortanın önemli bir güvence mekanizması olduğunu ifade etti.

Ancak COP31'de finansman boyutunun yanında sigortanın riskleri önleme işlevini de ön plana çıkarmak istediklerini vurguladı.

“Biz bu sene sigortanın önleyici rolünü daha ön plana çıkartmak istiyoruz. Sigorta sektörünün veri kalitesine güvenilmesi ve bu verilerden önümüzdeki döneme hazırlık için fırsatlar veya modeller çıkarılması konusunda çok iddialı ve istekliyiz.”

Sigorta Evi'nde deneyim merkezi ve iş görüşmeleri de olacak

Sigorta Evi'nde Birleşmiş Milletler temsilcilerinin yanı sıra uluslararası sigorta ve bankacılık kuruluşlarının yöneticileri, kamu temsilcileri, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelmesinin planlandığını aktaran Obalı, organizasyonun farklı katılım alanları sunacağını söyledi.

“Bir deneyim merkezimiz olacak. Özellikle orası daha çok halka açık bir yer olarak konumlandırıldı. Onun haricinde birebir toplantıların olacağı, iş dünyasının birbiriyle istişare edebileceği kurgular olacak.”

Gençlerin de iklim değişikliği ve sigortacılık konularındaki çalışmalara dahil edilmesini önemsediklerini belirten Obalı, çeşitli etkinliklerle gençlerin katılımını artırmayı hedeflediklerini ifade etti.

“Başarıyı alınan kararların uygulanması belirleyecek”

COP31'in ardından ortaya çıkacak sonuçların takip edilmesi gerektiğini belirten Obalı, zirvenin başarısının yalnızca yapılan açıklamalarla değil, hayata geçirilen uygulamalarla değerlendirileceğini söyledi.

“Umarım sadece sözlerde ve çıktılarda kalmaz. Bunları uygulamaya ne kadar koyduğumuzla bu organizasyonun başarısı yıllar içerisinde netleşecektir.”

Sigortacılığın iklim değişikliğiyle mücadelede daha etkin bir konuma gelmesini hedeflediklerini belirten Obalı, uzun vadeli amacın gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak olduğunu vurguladı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *