Advertisement
30.06.2026
weather
25°
Sigorta Kulisi Sağlık TSB’den HUV katsayısı açıklaması: Öngörülebilir maliyet yapısı korunmalı

TSB’den HUV katsayısı açıklaması: Öngörülebilir maliyet yapısı korunmalı

Türkiye Sigorta Birliği, TTB tarafından açıklanan HUV katsayısı artışının özel sağlık sigortası maliyetleri üzerindeki etkisine dikkat çekti

Türkiye Sigorta Birliği, Türk Tabipleri Birliği tarafından açıklanan HUV katsayısı artışına ilişkin değerlendirmesinde, özel sağlık sigortası sisteminin sürdürülebilirliği için şeffaf, öngörülebilir ve ortak verilere dayalı bir maliyet yaklaşımının önemine dikkat çekti.

Türkiye Sigorta Birliği, Türk Tabipleri Birliği tarafından 2026 yılı ikinci döneminde uygulanacak Özel Hekimlik Uygulamaları HUV katsayısı artışına ilişkin kamuoyu duyurusu yayımladı.

Duyuruda, TTB tarafından 2026 yılı ikinci dönemi için HUV katsayısı artış oranının yüzde 20,18 olarak açıklandığı belirtildi. Yapılan bilgilendirmede, geçmiş dönemlerden farklı olarak hesaplamada ilk kez enflasyon verilerine ek olarak yüzde 2 oranında “refah payı” uygulandığı ifade edildi.

TSB açıklamasında, bu yöntem değişikliği sonucunda 1 Temmuz 2025 – 1 Temmuz 2026 döneminde HUV katsayısındaki toplam artış oranının yüzde 39,96 seviyesine ulaştığı kaydedildi. Ocak ayında muayene katsayılarına yapılan ilave yaklaşık yüzde 8’lik artışın yıllık döneme paçal etkisi de dikkate alındığında, sağlık hizmeti sunum maliyetlerindeki toplam artışın yaklaşık yüzde 42 seviyesine ulaştığının değerlendirildiği belirtildi.

“HUV artışı resmi ekonomik göstergelerin üzerinde”

TSB, TÜİK verilerine göre Mayıs 2026 itibarıyla yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 32,61 olarak gerçekleştiğini hatırlattı. Haziran ayı verisinin henüz açıklanmadığı belirtilen duyuruda, TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi’nde yer alan beklentilerin gerçekleşmesi halinde aynı döneme ilişkin yıllık enflasyonun yaklaşık yüzde 32–33 bandında oluşmasının öngörüldüğü ifade edildi.

Bu çerçevede, HUV katsayısındaki yıllık artışın özel sağlık sigortası prim hesaplamalarında esas alınan resmi ekonomik göstergelerin üzerinde gerçekleştiğine dikkat çekildi.

Sağlık sigortası primleri tek maliyet kalemine bağlı değil

TSB açıklamasında, özel sağlık sigortalarının milyonlarca vatandaşın sağlık hizmetlerine hızlı, kaliteli ve kesintisiz erişimini sağlayan önemli bir tamamlayıcı sağlık finansmanı mekanizması olduğu vurgulandı.

Sağlık sigortası primlerinin yalnızca sağlık hizmeti maliyetleriyle belirlenmediği belirtilen açıklamada; sigortalının yaş grubu değişimi, hasar gerçekleşmeleri, sağlık hizmetlerinden yararlanma eğilimleri, aktüeryal hesaplamalar ve kamu otoritelerince açıklanan ekonomik göstergelerin birlikte değerlendirildiği ifade edildi.

Bu nedenle HUV katsayısındaki yaklaşık yüzde 42 seviyesindeki maliyet artışının sigortalıya bire bir aynı oranda yansımasının söz konusu olmadığı, bazı sigortalılarda ise yaş grubu değişimi nedeniyle prim artış oranının bunun üzerinde gerçekleşebildiği kaydedildi.

“Refah payı maliyet öngörülebilirliğini azaltabilir”

TSB, HUV katsayısının hesaplanmasında ilk kez uygulanan “refah payı” yaklaşımının bugüne kadar uygulanan yöntemden farklı bir hesaplama yöntemine işaret ettiğini belirtti.

Açıklamada, benzer uygulamaların gelecek dönemlerde de sürdürülmesi halinde sağlık sigortacılığı açısından maliyet öngörülebilirliğinin azalabileceği, uzun vadeli aktüeryal planlamanın zorlaşabileceği ve bunun sigortalılara yansıyan primler üzerinde ilave baskı oluşturabileceği ifade edildi.

“Ortak, şeffaf ve öngörülebilir bir zemin korunmalı”

Türkiye Sigorta Birliği, sağlık hizmet sunumuna ilişkin ücret artışlarında tüm tarafların görüşlerinin dikkate alındığı, ortak verilere dayanan, şeffaf, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini vurguladı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Türkiye Sigorta Birliği olarak amacımız, makroekonomik verilerin doğruluğunu tartışmak ya da hekimlerimizin hak ettiği refah artışını sınırlamak değil; kontrolümüz dışındaki tüm maliyet dinamiklerinin, sigortalılarımızın ödeyebileceği prim seviyelerini aşmasını engelleyecek ortak, şeffaf ve öngörülebilir bir zemini korumaktır.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *