Advertisement
14.07.2026
weather
22°
Sigorta Kulisi Konut/DASK Olası İstanbul depreminde sigortalı konutların teminatı 188 milyar TL

Olası İstanbul depreminde sigortalı konutların teminatı 188 milyar TL

T-Rupt Teknoloji’nin İstanbul depremi araştırmasına göre incelenen konutlarda 61 milyar TL DASK, 127 milyar TL özel konut sigortası teminatı bulunuyor

T-Rupt Teknoloji tarafından hazırlanan çalışmada, İstanbul’daki belirli sigortalı konut grubu için toplam 188 milyar TL’lik teminat hesaplandı. Dört farklı 7 ve üzeri büyüklükte deprem senaryosunda DASK teminatlarının yüzde 12-18’inin, konut sigortası teminatlarının ise yüzde 5-9’unun hasar ödemesine dönüşebileceği öngörüldü.

Olası büyük İstanbul depremine ilişkin hazırlanan yeni çalışma, sigortalı konutlarda oluşabilecek hasarın boyutunu ve DASK ile özel konut sigortasının üstlenebileceği mali yükü ortaya koydu.

Hazine ve Maliye Bakanlığı kuruluşu Türk Reasürans’ın iştiraki T-Rupt Teknoloji tarafından hazırlanan araştırmada, İstanbul için 7 ve üzeri büyüklükte dört farklı deprem senaryosu modellendi. Çalışma, İstanbul’daki bütün konutları değil; 1980 sonrasında inşa edilmiş, 4-8 katlı ve hem DASK hem de konut sigortası bulunan yapıları kapsadı.

Toplam sigorta teminatı 188 milyar TL

Araştırmaya göre incelemeye alınan konutların toplam sigorta teminatı 188 milyar TL olarak hesaplandı.

Bu tutarın 61 milyar TL’sini Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında sağlanan DASK teminatı, 127 milyar TL’sini ise özel sigorta şirketleri tarafından düzenlenen konut sigortası poliçeleri oluşturdu.

Deprem senaryolarına göre DASK teminatlarının yüzde 12 ila 18’i oranında hasar ödemesi oluşabileceği tahmin edildi. Özel konut sigortalarında ise teminatların yüzde 5 ila 9’unun hasar ödemesine dönüşebileceği öngörüldü.

Bu oranlar üzerinden yapılan kaba hesaplamaya göre DASK tarafındaki ödeme yükü yaklaşık 7,3 milyar TL ile 11 milyar TL, konut sigortalarındaki ödeme yükü ise yaklaşık 6,4 milyar TL ile 11,4 milyar TL arasında değişebilir. Bu rakamlar, yayımlanan teminat tutarları ve hasar oranları üzerinden yapılan matematiksel bir tahmindir; çalışmada açıklanan kesin ödeme tutarları değildir.

Dört farklı deprem senaryosu incelendi

Çalışmada değerlendirilen ilk iki deprem senaryosunun önümüzdeki 50 yıl içinde meydana gelme olasılığının yüzde 25-30, diğer iki senaryonun gerçekleşme ihtimalinin ise yaklaşık yüzde 10 olduğu belirtildi.

Modellemede depremin büyüklüğünün yanı sıra yapıların inşa yılı, kat sayısı ve sigorta teminatları da dikkate alındı. Bu nedenle sonuçlar, İstanbul’un tamamında oluşacak ekonomik kayıp ya da sigorta sektörünün toplam deprem faturası olarak değerlendirilmemeli.

Araştırma, yalnızca belirlenen özelliklere sahip ve hem DASK hem de özel konut sigortası bulunan konut grubuna ilişkin bir risk analizi sunuyor.

Olası İstanbul depreminde DASK tek başına yeterli olur mu?

Araştırmada, ağır hasarlı veya tamamen yıkılan binalarda ortaya çıkabilecek zararın yalnızca DASK teminatıyla karşılanamayabileceğine dikkat çekildi. DASK’ın teminat limitini aşan bina zararları ile poliçenin kapsamı dışında kalan bazı kayıplar için konut sigortasının tamamlayıcı rol üstlenebileceği vurgulandı.

DASK’ta teminat tutarı; binanın yapı tarzı, brüt yüzölçümü ve güncel birim metrekare maliyetleri üzerinden hesaplanıyor. Primlerde ise deprem risk grubu ve yapı tarzına göre belirlenen tarifeler kullanılıyor.

Özel konut sigortaları ise poliçenin kapsamına göre DASK limitini aşan bina hasarlarının yanı sıra eşya, geçici konaklama, kira kaybı ve farklı ek teminatları içerebiliyor.

DASK ve konut sigortasının birlikte yaptırılması neden önemli?

DASK, deprem ve depremin doğrudan neden olduğu yangın, infilak, tsunami ve yer kayması sonucunda binada oluşan maddi zararları poliçe limitleri çerçevesinde güvence altına alıyor.

Ancak konutun gerçek yeniden yapım maliyetinin DASK teminatını aşması durumunda aradaki farkın korunabilmesi için özel konut sigortasında yeterli deprem teminatı bulunması gerekiyor.

T-Rupt Teknoloji’nin çalışması da olası büyük Marmara depreminde DASK ile konut sigortasının birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı olarak değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *