Advertisement
05.10.2026
weather
15°
Sigorta Kulisi Sektör Turusan Bağcı: Sigorta Haftası’nda acenteler neyi kutluyor?

Turusan Bağcı: Sigorta Haftası’nda acenteler neyi kutluyor?

Turusan Bağcı, Sigorta Haftası’nda acentelerin gelir, portföy hakları, fesih ve temsil sorunlarına dikkat çekerek sektör kurumlarına çözüm çağrısı yaptı

TÜKONFED Sigorta Komisyon Başkanı Turusan Bağcı, Sigorta Haftası’nda acentelerin gelir, portföy ve temsil sorunlarının ana gündeme alınması çağrısında bulundu.

TÜKONFED Sigorta Komisyon Başkanı Turusan Bağcı, Sigorta Haftası dolayısıyla kaleme aldığı yazıda, acentelerin geleceğine resmi programda yeterince yer verilmediğini savundu.

İklim, reasürans, mobilite, teknoloji ve dijitalleşme gibi başlıkların önemini vurgulayan Bağcı, yaklaşık 17 bin acentenin geleceğinin de ana gündemlerden biri olması gerektiğini belirtti:

“2026 Sigorta Haftası’nın resmi programına baktığımda, Türkiye’nin dört bir yanında sigortayı vatandaşa ulaştıran yaklaşık 17 bin sigorta acentesinin geleceğini merkeze alan güçlü bir ana oturum göremiyorum. Oysa hayat dışı sigorta üretiminin yaklaşık %60’ını gerçekleştiren bu yapı bugün ciddi sorunlarla karşı karşıya.”

“Bu işi nasıl sürdürebilirim?”

Acentelerin ekonomik sürdürülebilirliğine dikkat çeken Bağcı, sektörün büyümesinin acentelerin reel kazancına ne ölçüde yansıdığının sorgulanmasını istedi:

“Personel, kira, teknoloji ve işletme maliyetleri hızla artarken acentelerimizin önemli bir bölümü artık ‘nasıl büyürüm?’ sorusundan önce ‘bu işi nasıl sürdürebilirim?’ sorusunu soruyor.”

Acente satışları ve portföy devirlerine de değinen Bağcı, şunları kaydetti:

“Son dönemde bana ulaşan acente satış ve portföy devir taleplerindeki artışı bizzat görüyorum. Meslektaşlarımız yatırım yaptıkları işletmelerinden çıkmayı düşünüyor. Bunun nedenlerini araştırmadan sadece sektörün büyüme rakamlarını konuşmak eksik kalır.”

Portföy hakları ve fesihlere karşı güvence

Acentelerin yıllarca emek vererek oluşturduğu müşteri portföyüne farklı kanallardan doğrudan ulaşılabildiğini belirten Bağcı, “Acentenin yıllarca emek vererek oluşturduğu portföyün üzerindeki hakkı artık açık, güçlü ve tartışmasız biçimde korunmalıdır” dedi.

Üretim hedefi, hasar/prim oranı veya farklı ticari gerekçelerle acenteliklerin sona erdirildiğine ilişkin şikâyetler duyduklarını ifade eden Bağcı, şöyle devam etti:

“Bir sözleşmenin sona ermesi yalnızca bir ekranın kapatılması değildir. Arkasında yılların yatırımı, çalışanlar, müşteriler ve bir portföy değeri vardır. Acentenin savunma, denkleştirme ve portföy hakları gerçek güvenceye kavuşturulmalıdır.”

Teknoloji ve dijitalleşmeyi desteklediklerini vurgulayan Bağcı, “Dijitalleşmenin adı acentesizleşme olmamalıdır. Teknoloji acenteyi sistemden çıkarmak için değil, acenteyi daha hızlı, verimli ve güçlü hale getirmek için kullanılmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.

“Temsil yalnızca seçim zamanı aday olmak değildir”

Bağcı, yazısında Sigorta Acenteleri İcra Komitesi (SAİK) ve İTO Sigortacılık Meslek Komitesi’ne yönelik eleştirilerini de dile getirdi:

“Acentelerin geleceğini, gelir modelini, portföy mülkiyetini, haksız fesihleri ve dijital kanallar karşısındaki durumunu merkeze alan güçlü bir SAİK programı göremiyorum. İTO Sigortacılık Meslek Komitesi’nin de bu sorunları Sigorta Haftası’nın ana gündemine taşıyan güçlü ve görünür bir organizasyonunu göremiyorum.”

Meslek komitesi seçimlerine gidilirken aynı isimlerin yeniden aday olduğunu belirten Bağcı, “Temsil yalnızca seçim zamanı aday olmak değildir. Temsil; sorun olduğunda konuşmak, çözüm üretmek ve temsil ettiğiniz insanların sesini gerektiğinde yüksek sesle duyurmaktır” ifadelerini kullandı.

“Güzel sözlerden çok somut güvenceye ihtiyacımız var”

Acenteler için kullanılan “Vazgeçilmez iş ortağımız” ve “Sektörümüzün sahadaki gücü” ifadelerini hatırlatan Bağcı, “Ama artık güzel sözlerden çok somut güvenceye ihtiyacımız var” dedi.

Bağcı; portföyün korunması, haksız fesihlere karşı güvence, sürdürülebilir gelir modeli, dijital kanallarda adil rekabet, şirket-acente ilişkisinde hakkaniyet ve karar mekanizmalarında gerçek temsil istediklerini belirtti:

“Bunlar ayrıcalık talebi değildir. Yıllarca yatırım yapan, istihdam sağlayan ve sigortayı Türkiye’nin her köşesine ulaştıran bir mesleğin geleceğini koruma talebidir.”

SEDDK, TSB, sigorta şirketleri, SAİK, İTO ve meslek örgütlerine seslenen Bağcı, yazısını şu çağrıyla tamamladı:

“Portföy haklarını konuşalım. Haksız fesihleri konuşalım. Gelir modelini konuşalım. Dijitalleşmeyi konuşalım. Ama acenteyi dışarıda bırakarak değil, acenteyle birlikte konuşalım. Çünkü güçlü şirketlerle güçlü acenteler birbirinin rakibi değildir. Birbirinin tamamlayıcısıdır.”

“Kutlayacak çok şeyimizin olduğu bir Sigorta Haftası için önce çözecek çok sorunumuz var.”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *