Ray Sigorta Genel Müdürü Koray Erdoğan, şirketin 17’ncilikten 7’nciliğe ve 150 milyon euro primden 1 milyar euroya uzanan dönüşümünü anlattı.
Ray Sigorta Genel Müdürü Koray Erdoğan, geçen hafta sıfırıncı sayısıyla duyurduğu “CEO Notları” serisinin ilk yazısını yayımladı. Erdoğan, “57 yıllık çınarın hazin öyküsü” başlıklı yazısında, Ray Sigorta’nın 2015 yılında başlayan dönüşüm yolculuğunu, belirlenen hedefleri ve bugün gelinen noktayı anlattı.
Erdoğan, 2015 yılında şirketin yaklaşık 10 yıldır aralıksız pazar payı kaybettiğini, sektörün ilk 10 şirketi arasından 17’nci sıraya kadar gerilediğini belirtti. Ray Sigorta’nın bir zamanlar aynı ligde yer aldığı şirketlerin neredeyse beşte biri büyüklüğüne düştüğünü aktaran Erdoğan, şirketin ciddi zararlar yazdığını ve itibarının giderek zayıfladığını ifade etti.
Koray Erdoğan, o dönemdeki tabloyu şu sözlerle anlattı:
“2015 yılında yola çıkarken kullandığımız bir ifade vardı: ‘57 yıllık çınarın hazin öyküsü.’ Çünkü sektörün önemli oyuncularından biri olan bir şirketin içinde bulunduğu durum gerçekten hazin bir öyküydü.”
Buna rağmen şirketin yeniden ayağa kalkacağına inandıklarını belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ama bizim bir inancımız vardı. 57 yıllık çınar küllerinden yeniden doğacaktı. Hak ettiği yere yeniden gelecekti. Tırmanış başlıyordu. Ve biz, bize ait olanı geri alacaktık.”
İlk hedef ilk 10, ardından ilk 6
Ray Sigorta’nın dönüşüm yolculuğunda Everest metaforunu kullandıklarını belirten Erdoğan, önlerinde uzun, zorlu ve sabır gerektiren bir tırmanış bulunduğunu kaydetti:
“Yola çıkarken kullandığımız metafor ise Everest oldu. Çünkü önümüzde kolay bir yolculuk yoktu. Uzun, zorlu ve sabır gerektiren bir tırmanış bizi bekliyordu. Herkesin kendi Everest’i vardır. Bizim Everest’imiz ise çok netti. Önce ilk 10’a girmek, sonra ilk 6’ya yükselmek... Kendi grubumuz içerisinde ise ilk 5 şirket arasında yer almaktı.”
İlk ana kampı 2020 yılında sektörün ilk 10 şirketi arasına girmek olarak belirlediklerini ifade eden Erdoğan, ikinci hedeflerinin ise ilk 6’ya yükselmek olduğunu söyledi.
Bu hedeflerin şirket içerisinde sürekli anlatıldığını belirten Erdoğan, dönüşümün ortak bir inanca dönüşme sürecini şu sözlerle aktardı:
“Aynı çabayı harcadığımız, aynı umudu beslediğimiz, aynı inancı gösterdiğimiz sürece başaramayacağımız hiçbir şey yoktu. Bunu her toplantıda söyledik. Her sunumda anlattık. Yılmadan... Vazgeçmeden... Usanmadan... Tekrar tekrar... Ta ki herkes inanana kadar.”
“Sıralama hiçbir zaman tek hedefimiz olmadı”
Koray Erdoğan, sektör sıralamasının hiçbir zaman tek başına bir başarı ölçütü olarak görülmediğinin altını çizdi.
“Bizim Everest’imiz; tercih edilen, ilk akla gelen, güven duyulan ve sürdürülebilir şekilde kârlı sigorta şirketlerinden biri olmaktı. Çünkü biliyorduk ki sadece büyümek yetmezdi. Doğru büyümek gerekiyordu. Sadece pazar payı kazanmak yetmezdi. İtibar kazanmak gerekiyordu. Sadece finansal sonuçlar üretmek yetmezdi.”
Çalışanların gurur duyduğu, müşterilerin güvendiği ve iş ortaklarının birlikte yürümek istediği bir şirket oluşturmayı hedeflediklerini belirten Erdoğan, yolculuğun her döneminin aynı hızda ilerlemediğini söyledi:
“Kolay olmadı. Bazen düşündüğümüzden daha hızlı ilerledik. Bazen de olduğumuz yerde saydığımızı hissettik. Ama rotamızı hiç değiştirmedik. Çünkü zirveye çıkanlar, en hızlı yürüyenler değil; yönünü kaybetmeyenlerdir.”
Zorlu konjonktür tırmanışı güçleştirdi
Koray Erdoğan, dönüşüm sürecinin Türkiye ve dünya ekonomisi açısından oldukça zorlu bir döneme denk geldiğine dikkat çekti.
“Bu arada, konjonktür de hiç yardımcı olmadı. Adeta bir ‘Arabesk’ filmi gibiydi” diyen Erdoğan; 2016’daki darbe girişimini, 2018’de yaşanan Rahip Brunson krizini ve ekonomik dalgalanmayı, 2020’de başlayan pandemiyi ve 2021’den itibaren derinleşen ekonomik sorunları bu süreçte karşılaşılan gelişmeler arasında sıraladı.
Savaşlar, kur ve enflasyon şokları ile sel, dolu ve kar ağırlığı hasarlarının da sigorta sektörünü etkilediğini belirten Erdoğan, dokuz saat arayla meydana gelen büyük deprem felaketlerinin de zorlu tabloya eklendiğini kaydetti.
“Bize ait olanı geri aldık”
Tüm zorluklara rağmen belirlenen rotadan vazgeçmediklerini vurgulayan Koray Erdoğan, dönüşümün sonucunu “Bize ait olanı geri aldık” sözleriyle özetledi.
Erdoğan, Ray Sigorta’nın geldiği noktayı şöyle anlattı:
“17’nci sıraya kadar gerilemiş, yıllardır pazar payı kaybeden ve zarar eden şirket, bugün sektörün en güçlü oyuncularından biri hâline geldi. Sektörde 7’nci sıraya yükselerek şirket tarihinin en iyi derecesine ulaştık.”
Yaklaşık 150 milyon euro prim üreten bir şirketten, geçen yıl sonu itibarıyla 1 milyar euro düzeyinde prim üreten bir şirkete dönüştüklerini belirten Erdoğan, bunu arkasında bir banka veya hazır bir holding üretimi olmadan başardıklarını söyledi.
Erdoğan, Ray Sigorta’nın yüzde 45 oto ve yüzde 55 oto dışı branşlardan oluşan dengeli bir portföy yapısına ulaştığını belirterek, “Zarar eden bir şirketten, yaklaşık 100 milyon euro vergi öncesi kâr üreten bir şirkete dönüştük” dedi.
Ray Sigorta’nın bağlı bulunduğu grup içerisinde en büyük beş şirket arasına girdiğini aktaran Erdoğan, büyümenin yöntemine de dikkat çekti:
“Bütün bunları hiçbir sermaye artırımı yapmadan, başka bir şirketle birleşmeden, tamamen organik büyüyerek başardık.”
Başarı rakamların ötesine geçti
Erdoğan, dönüşüm sürecinde elde edilen sonuçların yalnızca prim üretimi, kârlılık ve pazar sıralamasıyla sınırlı kalmadığını belirtti.
Ray Sigorta’nın üç kez Brand Finance tarafından Türkiye’nin en değerli markaları arasında gösterildiğini, iki kez Türkiye’nin en iyi işverenleri arasına girdiğini ve Türkiye’nin en itibarlı sigorta markası seçildiğini aktardı.
Şirketin müşteri memnuniyeti alanında çeşitli ödüller aldığını kaydeden Erdoğan, hayata geçirilen yenilikçi uygulama ve projelerin de üç kez bağlı bulundukları grup tarafından ödüllendirildiğini ifade etti.
“İnsanlar yeniden bu çınara inanmaya başladı”
Ray Sigorta’nın yeniden büyüdüğünü, kârlı hâle geldiğini ve itibar kazandığını belirten Koray Erdoğan, dönüşümün en önemli sonucunun insanların şirkete yeniden inanmaya başlaması olduğunu vurguladı:
“Özetle, yeniden büyüdük. Yeniden kârlı hâle geldik. Yeniden itibar kazandık. Ve en önemlisi... İnsanlar yeniden bu 57 yıllık çınara inanmaya başladı.”
Erdoğan, “CEO Notları” serisinin ilk yazısını şu sözlerle tamamladı:
“Bazen bir şirketin en büyük ihtiyacı daha fazla sermaye değildir. Daha fazla insan da değildir. Bazen en büyük ihtiyaç, herkesin yeniden inanacağı bir hikâye yazabilmektir. Çünkü insanlar hedefleri değil, inandıkları hikâyeleri takip ederler.”