İTO seçimlerinde yeniden aday olan Özgür Yılmaz, yetkisiz poliçe satışından acentelerin eğitim sorununa kadar sektördeki gelişmeleri değerlendirdi.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) 20 No'lu Sigortacılık Meslek Komitesi Başkanı ve TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi (SAİK) Başkan Yardımcısı Özgür Yılmaz, 27 Ekim'de yapılacak İTO seçimleri öncesinde sigorta acentelerinin sorunlarını, yetkisiz poliçe satışına karşı hazırlanan yeni denetim sistemini ve sektörün geleceğini değerlendirdi.
Türkiye genelinde şubelerle birlikte yaklaşık 22 bin 500 acente noktası bulunduğunu belirten Yılmaz, dağıtım kanallarının yüzde 35'inin İstanbul'da yer aldığını söyledi. Acentelerin eğitimden dijitalleşmeye kadar pek çok alanda dönüşmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, yetkisiz poliçe satışını önlemeye yönelik yeni sistemin kasım ayında devreye alınmasının hedeflendiğini açıkladı.
17 teknik personelle 283 noktadan poliçe üretimi
Sigorta sektörünün uzun süredir çözüm bekleyen sorunlarından birinin yetkisiz kişilerin poliçe satışı yapması olduğunu belirten Özgür Yılmaz, mevcut sistemde karşılaştıkları dikkat çekici bir örneği paylaştı.
Yılmaz, “Şimdi bir sigorta brokerinde 17 tane teknik personel var. Kayıtlı. Ama 283 yerden aynı anda poliçe üretiyor. Mümkün mü böyle bir şey?” sözleriyle yetkisiz ekran kullanımının ulaştığı boyuta dikkat çekti.
Yetkisiz kişilerin sigorta acenteleri veya brokerlerin ekranlarını kullanarak poliçe düzenleyebildiğini anlatan Yılmaz, sorunun sektörün kendi içinden de kaynaklandığını söyledi.
“Sigortacı olmayanların poliçe satıyor olması. Göç İdaresi'nin önünde, noterlerde, elektrik idarelerinin önünde birilerinin poliçe satıyor olması. Şimdi baktığınız zaman acente yok, broker yok. Orada tanımadığınız, yetkisi olmayan, istihdam yaratmamış, SEGEM belgesi olmamış kişiler ekran kullanıyor.”
Yılmaz, bu ekranlara erişimin yetkili acente ve brokerler tarafından sağlandığını belirterek, “Biz kendi sorunumuzu kendi başımıza çözebilecek yetiye sahiptik aslında” değerlendirmesinde bulundu.
Yetkisiz poliçe satışına karşı yeni sistem kasım ayında başlayabilir
Yetkisiz ekran kullanımını önlemek amacıyla Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) koordinasyonunda yeni bir sistem hazırlandığını açıklayan Yılmaz, uygulamanın çalışma şeklini de anlattı.
Yeni sistemde poliçe düzenlemek isteyen kişilerin önce SBM üzerinden kimlik doğrulaması yapacağını belirten Yılmaz, kullanıcının yetkili teknik personel olup olmadığının TOBB kayıtları ve SGK bilgileri üzerinden kontrol edileceğini söyledi.
Yılmaz, süreci şu sözlerle anlattı:
“Önce biz bir SBM'ye giriş yapacağız. Önce oraya girdiğimiz zaman bir e-Devlet şifremizle gireceğiz. Neye bakacak? Önce diyecek ki bu Özgür Yılmaz mı? Benim TC kimlik numaramdan, e-Devlet'imden benim Özgür Yılmaz olduğumu SBM önce görecek.”
Kimlik ve yetki kontrollerinin ardından kullanıcıların çalıştıkları sigorta şirketlerinin ekranlarına yönlendirileceğini belirten Yılmaz, aynı kişinin farklı noktalardan eş zamanlı işlem yapmasının önüne geçilmesinin amaçlandığını ifade etti.
Projenin hazırlıklarında önemli aşama kaydedildiğini söyleyen Yılmaz, “Şirketlerin yüzde 90'ı hazırladı, testlerini yaptılar. Bir iki sigorta şirketinden de bilgi bekliyorlar. Acente denemeleri yapıldı. Nihayetinde kasımda başlasın hedefi koydu Davut Başkanımız. Yetişecek gibi görünüyor” dedi.
Böylece uygulamanın kasım ayında başlamasının hedeflendiği, ancak kesin devreye alma tarihinin henüz açıklanmadığı belirtildi.
“100 acenteden yalnızca 17'si duyurularımızı okuyor”
Acentelerin mesleki eğitim talepleriyle eğitim programlarına katılım düzeyleri arasındaki farklılığa dikkat çeken Özgür Yılmaz, sektörün bu konuda kendi eksikliklerini de değerlendirmesi gerektiğini söyledi.
TSB ve TSEV ile birlikte üç aylık çevrim içi eğitim programları düzenlediklerini anlatan Yılmaz, başlangıçta yoğun ilgi gören eğitimlerde zamanla sınıfların doldurulamadığını ifade etti.
Acentelerin duyuruları takip etme oranının oldukça düşük olduğunu belirten Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
“Şu anda biz bir duyuru çıksak, yüz acenteden on yedisi bizim mailimizi okuyor.”
Türkiye genelinde 77 ili ziyaret ettiklerini anlatan Yılmaz, gittikleri toplantılarda acentelerin eğitim talebini dile getirdiğini, ancak daha önce düzenlenen programlardan haberdar olmadıklarını gördüklerini söyledi.
“Gidiyoruz il odalarına. Şu anda 77 tane il dolaştık. İl odaları toplantılarında geliyor arkadaşlarımız, meslektaşlarımız diyor ki bizim eğitime ihtiyacımız var. Diyoruz ki peki bununla ilgili hiç eğitim yapıldı mı, haberiniz var mı? Aslında yaptığımız, anlattığımız projeden haberleri yok.”

“Trafik sigortasını biz satmıyoruz, vatandaş almak zorunda”
Sigorta acentelerinin ağırlıklı olarak trafik ve kasko gibi motor branşlarında faaliyet göstermesini de değerlendiren Yılmaz, ürün çeşitliliğinin artırılması gerektiğini vurguladı.
“Trafik sigortasını asla biz satmıyoruz. Trafik sigortasını zaten vatandaş alıyor, almak zorunda” diyen Yılmaz, zorunlu bir ürün üzerinden kurulan iş modelinin acenteler açısından sınırlamalar yarattığını belirtti:
“Şimdi komisyonu düşmüş olabilir. Poliçe kesemiyor olabilir. Ama öbür tarafta yapmadığı bir yangın poliçesi, yapmadığı bir hayat, bireysel emeklilik, bir sağlık yoksa o tekne nasıl dönecek?”
Acentelerin sağlık, hayat, yangın ve bireysel emeklilik gibi alanlara daha fazla yönelmesi gerektiğini belirten Yılmaz, sigortacılığın yalnızca zorunlu ürünlere dayalı bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.
Gömülü sigorta acenteler için tehdit mi?
Son dönemde sektörün gündeminde yer alan gömülü sigorta uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yılmaz, acentelerin bu alandaki endişelerinin önemli ölçüde bilgi eksikliğinden kaynaklandığını savundu.
Gömülü sigortanın, bir ürün veya hizmet satın alınırken o işlemle bağlantılı sigorta teminatının sunulması anlamına geldiğini belirten Yılmaz, cep telefonu satın alırken sunulan ekran kırılması sigortası ile uçak bileti alırken sunulan seyahat teminatlarını örnek gösterdi.
Yılmaz, “Aslında korkuyor acente. Bilmediği için korkuyor aslında” diyerek mevcut düzenlemede acentelerin temel faaliyet alanlarını oluşturan ürünlerin kapsam dışında tutulduğunu anlattı.
Bu uygulamaların daha önce sigortayla tanışmamış tüketicilere ulaşılmasını sağlayabileceğini belirten Yılmaz, gömülü sigortanın sigorta bilincinin yaygınlaşmasına katkıda bulunabileceğini ifade etti.
“Hepimizin ayakkabı eskiten sigortacı olması lazım”
Sigorta şirketleriyle acenteler arasındaki ilişkilere de değinen Yılmaz, sektörün farklı tarafları arasında zaman zaman karşılıklı eleştirilerin öne çıktığını söyledi.
“Sigorta acentesi ya da brokeri, daha doğrusu dağıtım kanalı sigorta şirketini sevmiyor. Sigorta şirketi dağıtım kanalını sevmiyor. Böyle bir görüntü var. Yani kavga görüntüsü var etrafta. Aslında ikisi de birbirine ihtiyacı olan kurumlar.”
Sigorta şirketlerinde 13 yıl çalıştığını belirten Yılmaz, bu deneyimin kendisine hem şirketlerin hem de acentelerin bakış açısını değerlendirme imkânı verdiğini anlattı.
Acentelerin sahada daha aktif olması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, mesajını şu sözlerle tamamladı:
“Hepimizin ayakkabı eskiten sigortacı olmamız lazım. Pantolon eskittiğin zaman oturuyorsun demektir.”
İTO seçimleri 27 Ekim'de yapılacak
İstanbul Ticaret Odası'nın 20 No'lu Sigortacılık Meslek Komitesi Başkanlığı görevini yürüten Özgür Yılmaz, 27 Ekim'de yapılacak seçimlerde yeniden aday olduğunu belirtti.
İTO bünyesinde sigortacılık komitesinin yaklaşık 5 bin 600 üyesi bulunduğunu açıklayan Yılmaz, İstanbul'daki meslek komitesi ile TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekti.
İTO'nun doğrudan düzenleme yapma yetkisi bulunmadığını, ancak sektörün sorunlarını ilgili kamu kurumlarına taşıyan önemli bir yapı olduğunu anlatan Yılmaz, “Aslında bir lobi makamı, burası icra makamı değil İstanbul Ticaret Odası” dedi.
Dört yıllık görev süresinde İTO ve SAİK arasındaki koordinasyonun sektörel taleplerin ilgili kurumlara ulaştırılmasında etkili olduğunu savunan Yılmaz, seçimlerin ardından da bu iş birliğinin sürdürülmesini istediğini ifade etti.
“Sadece sigortacılardan oluşan bir grupla hizmet etmek istiyoruz”
Yılmaz, 27 Ekim seçimlerinde yeniden göreve gelmeleri halinde mesleki örgütlenme çalışmalarını sürdürmeyi hedeflediklerini belirtti.
“Allah izin verirse 27 Ekim'de de göreve gelirsek sadece sigortacılardan oluşan bir grupla dört sene daha hizmet etmek istiyoruz” diyen Yılmaz, meslek komitesinde doğrudan sigortacılık faaliyeti yürüten kişilerin yer almasını önemsediklerini söyledi.
Yetkisiz ekran kullanımına yönelik düzenlemeler ve acentelerin faaliyetlerini ilgilendiren projelerin tamamlanmasının öncelikleri arasında bulunduğunu belirten Yılmaz, İTO ile SAİK arasındaki uyumun korunması gerektiğini vurguladı.