Advertisement
11.10.2026
weather
17°
Sigorta Kulisi Sektör Fatma Şahin: “Önleyici tedbirleri yapanları ödüllendirmemiz lazım”

Fatma Şahin: “Önleyici tedbirleri yapanları ödüllendirmemiz lazım”

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, afetlere karşı önleyici tedbirlerin ödüllendirilmesini istedi. Sigorta sektörünü dirençli şehirler için pilot çalışmalar yapmaya davet etti

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, afetlere karşı önleyici tedbirlerin ödüllendirilmesini istedi; sigorta sektörüne pilot proje çağrısı yaptı.

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, afetlere karşı dirençli şehirler oluşturulması için yerel yönetimlerin saha deneyimiyle sigorta sektörünün risk yönetimi kapasitesinin bir araya getirilmesi gerektiğini söyledi.

Türk Dünyası Sigorta Birliği 2. Genel Kurulu’nun son açılış konuşmasını yapan Şahin, deprem, sel, yangın ve iklim kaynaklı risklere karşı hazırlığın afet gerçekleşmeden başlaması gerektiğini vurguladı. Sigorta sektörünü belediyeyle birlikte pilot çalışmalar geliştirmeye davet eden Şahin, Gaziantep’in bu projelerin uygulama aşamasında sorumluluk almaya hazır olduğunu belirtti.

Türk dünyasının farklı ülkelerinden gelen sektör temsilcilerini ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını ifade eden Şahin, Gaziantep’in ticaret, taşımacılık, tarım, turizm ve üretim alanlarındaki konumuna değindi. Şehrin gelişimini somut verilerle değerlendirmeye ve uluslararası iş birliklerini güçlendirmeye önem verdiklerini söyledi.

Sigortacılıkta eksikleri birlikte giderme çağrısı

Gaziantep’te farklı alanlarda yürütülen çalışmaları değerlendirirken sigortacılığa ilişkin eksiklikleri de gördüklerini belirten Şahin, sektör temsilcileriyle yapılan görüşmelerin yeni bir iş birliğine zemin hazırladığını anlattı.

Şahin, bu süreci şu sözlerle aktardı:

“Biz şu ana kadar her alanda çok kıymetli çalışmalar yaptık. Ancak sigortacılıkla ilgili istediğimiz çalışmayı yapamadığımızı gördük. Bu bizim eksikliğimiz ama bunu telafi edelim. Birlikte çalışalım ve bu alanda yapılması gerekenleri birlikte yapalım dedik.”

Bu yaklaşımın genel kurulun Gaziantep’te gerçekleştirilmesinde de etkili olduğunu belirten Şahin, farklı ülkelerden temsilcilerin ortak hedefler etrafında buluşmasını önemli gördüğünü ifade etti. Ortak tarih ve değerlerin, dilde, fikirde ve işte birlik anlayışıyla sigortacılık projelerine taşınması gerektiğini söyledi.

Değişen risklere yeni çözümler gerekiyor

İklim değişikliği, küresel ısınma, depremler, yangınlar ve buzulların erimesinin risklerin niteliğini değiştirdiğini belirten Şahin, sigortacılığın da yeni koşullara uygun çözümler geliştirmesi gerektiğini ifade etti.

Mevlânâ’nın “Dün dünde kaldı cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım” sözünü hatırlatan Şahin, ortak aklın önemini vurguladı. Toplantıya katılanların sigortacılığın geleceğine ilişkin fikir ve önerilerinin, ülkelerin farklı deneyimleriyle birlikte değerlendirilmesinin ortak çözümlere katkı sunacağını söyledi.

Değişen hava koşullarını da örnek gösteren Şahin, bir bölgede yağış görülmezken başka bir bölgede dolu, yıldırım ve şiddetli yağışın aynı anda yaşanabildiğine dikkat çekti. Bu risklerin kapsamlı ve ortak bir güvence yaklaşımı gerektirdiğini belirtti.

“Önce tedbir, sonra tevekkül”

2014 yılından bu yana Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yaptığını hatırlatan Şahin, yerel yönetimlerin insanların canını, malını ve ailelerini koruma sorumluluğu taşıdığını söyledi.

Bu sorumluluğun şehirleri afetlere karşı dirençli hale getirmeyi gerektirdiğini belirten Şahin, tedbirin önceliğine ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Önce tedbir, sonra tevekkül. Tedbirini al, akıllı ol. Akıllı olmazsan, Yüce Mevla’nın sana verdiği aklı kullanmazsan şehir nasıl akıllı olacak?”

Risklerin yalnızca afet sonrasındaki müdahalelerle yönetilemeyeceğini ifade eden Şahin, önceden planlama yapılmasının ve gerekli güvence mekanizmalarının kurulmasının önemini vurguladı.

Afetlerin ekonomik sonuçlarının yalnızca kamu kaynaklarıyla karşılanmasının sürdürülebilir olmadığını belirten Şahin, sosyal devletin sorumluluklarıyla birlikte ekonomik sürdürülebilirliğin, kalkınma modelinin ve iyi yönetişimin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Almanya’da yaşanan bir afetin ardından dönemin Başbakanı Angela Merkel’in sigorta şirketlerine ilişkin sözlerini hatırlatan Şahin, sigortanın afetlerin ekonomik yükünün yönetilmesindeki rolüne değindi. Türkiye’de de büyük mali yüklerin paylaşılması ve risklerin önceden yönetilmesi için sigortanın daha etkin kullanılması gerektiğini belirtti.

Dirençli şehir yalnızca mühendislik meselesi değil

Gaziantep’te deprem master planı hazırladıklarını ve olası riskleri önceden değerlendirmeye çalıştıklarını anlatan Şahin, yapılan planların yeni afetlerin yaşanmayacağı anlamına gelmediğini söyledi.

Yakın dönemdeki aşırı hava olaylarının risklerin sürekli değiştiğini gösterdiğini belirten Şahin, hazırlıkların bilimsel verilerle desteklenmesi ve şehirlerin risklerinin düzenli olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

“Bu bir mühendislik sorunu olduğu kadar ekonomi, finans, doğru yönetişim, öngörü ve vizyon işi” diyen Şahin, dirençli şehir çalışmalarını ekonomi, yönetişim, toplum ve çevre olmak üzere dört eksende ele aldıklarını kaydetti.

Sanayide yeşil dönüşüm ve doğru hasar raporlaması

Sanayinin akıllı ve yeşil bir yapıya dönüşmesi için çalışmalar yürüttüklerini belirten Şahin, üretimin çevresel etkilerinin azaltılmasını dirençli şehir hedefinin bir parçası olarak değerlendirdi.

Su kaynakları, toprak, balıklar ve ağaçlar üzerindeki etkileri azaltmak amacıyla ileri biyolojik ve kimyasal arıtma sistemlerine geçiş üzerinde çalıştıklarını anlattı. Yenilikçi uygulamalar ve istihdam teşvikleriyle ekonomik altyapıyı güçlendirmeyi hedeflediklerini belirten Şahin, çevreyi koruyan üretimle ekonomik kalkınmanın birlikte yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Afet yönetiminde sivil katılım, şeffaflık ve kent gönüllülerinin önemine de değinen Şahin, vatandaşların kendi sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini ifade etti.

Tarımsal üretimin doludan zarar gördüğü durumlarda hasarların doğru raporlanmasının önemine dikkat çeken Şahin, bütün sorumluluğun devletten beklenmesinin yeterli olmayacağını belirtti. Güvenilir verilerin ve doğru raporlama mekanizmalarının sigortacılığın temel unsurları olduğunu vurgulayarak kamu, özel sektör ve vatandaşların birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.

Hibe kaynakları ve afetlerin bütçe üzerindeki yükü

Gaziantep’in COP31 hazırlıkları kapsamında çalışmalar yürüttüğünü aktaran Şahin, belediye bütçesini hibe kaynaklarıyla desteklemeye yönelik çabalarına değindi.

Bütçelerinin üçte birini hibe olarak temin ettiklerini söyleyen Şahin, 6 Şubat depremlerinin ardından Nurdağı ve İslahiye başta olmak üzere etkilenen bölgeler için büyük kaynak ayırmak zorunda kaldıklarını hatırlattı.

Yerel yönetimlerin şehirlerin gelişimi ve çevresel dönüşümü için kaynak üretirken büyük afetlerin ekonomik yükünü de üstlendiğini belirten Şahin, bunun önceden risk yönetiminin önemini gösterdiğini ifade etti. Afet öncesi, afet sırası ve afet sonrası süreçlerin birlikte planlanması gerektiğini söyledi.

Kobe’deki hazırlıklar ve Gaziantep’in su yatırımları

Japonya’nın afet deneyimlerinden yararlandıklarını belirten Şahin, Kobe’deki çalışmaları yerinde incelediklerini anlattı. Sanayinin afet sonrasında yeniden düzenlenmesini, halkın yeni bir depreme hazırlanmasını ve insanların afet anında yönlendirileceği alanların önceden planlanmasını gözlemlediklerini söyledi.

Konteyner alanlarının afet öncesinde belirlenmesi, numaralandırılması ve altyapısının hazırlanması gibi uygulamalara dikkat çeken Şahin, Türkiye’deki yerel yönetimlerin de bu hazırlıklara ağırlık vermesi gerektiğini belirtti.

Gaziantep’te geçmiş yıllarda su altyapısına yapılan yatırımların deprem sonrasında temel hizmetlerin sürdürülmesindeki rolünü ise şöyle anlattı:

“Deprem günü, neye yatırım yaptığınızı gösteren gündür. Biz 10 yıl suya yatırım yapmasaydık su yoktu. Su yoksa hayat yoktu. Tuvalet yoktu, insanın en temel ihtiyacı olan ekmek yoktu.”

Afet hazırlığının binaların güçlendirilmesiyle sınırlı kalamayacağını vurgulayan Şahin, su, gıda, iletişim ve temel hizmet altyapısının en kötü senaryolar dikkate alınarak planlanması gerektiğini söyledi.

İlk 72 saat için iletişim ve lojistik kapasite

6 Şubat depremlerinin ilk saatlerinde iletişim, koordinasyon ve arama kurtarma kapasitesinin öneminin görüldüğünü belirten Şahin, kurumlar arasındaki bağlantının kesintisiz sürmesinin hayati olduğunu ifade etti.

Ambulans ve itfaiye ekiplerinin birbirleriyle iletişim kuramadığı sistemlerde müdahalenin zorlaştığını belirten Şahin, ilk 72 saate yönelik hazırlıklarda ekiplerin kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecek lojistik imkânlara sahip olması gerektiğini söyledi.

Afet bölgesine gelen ekiplerin su, gıda ve diğer temel ihtiyaçları için ev sahibi şehirden ek kaynak beklemeden çalışabilecek şekilde hazırlanmasının müdahaleyi güçlendireceğini kaydetti.

Afet sonrasında ortaya çıkan kahramanlıkların yanında, önceden riskleri azaltan çalışmaların da görünür olması gerektiğini belirten Şahin, şu çağrıyı yaptı:

“Kahramanlığı öncesine çıkarmamız lazım. Önleyici tedbirleri yapanları ödüllendirmemiz lazım.”

Yeniden inşa kadar afet öncesi hazırlık da önemli

Depremlerden sonra yürütülen yeniden inşa çalışmalarında Cumhurbaşkanlığı düzeyindeki desteğin ve ilgili kurumların önemli rol üstlendiğini belirten Şahin, deprem bölgesindeki 470 bin konutun yapımına ilişkin çalışmalara değindi.

Büyük afetlerden sonra kaynakların bölgeye yönlendirilmesinin önemini vurgulayan Şahin, aynı koşulların her zaman sağlanabileceğinin varsayılmaması gerektiğini söyledi.

Akademik dünyanın bilimsel birikiminin, özel sektörün kapasitesinin ve yerel yönetimlerin çalışmalarının hazırlıklara birlikte dahil edilmesini isteyen Şahin, internet ve iletişim altyapısının da en zor koşullara göre tasarlanması gerektiğini ifade etti.

Şehirlerin güvenli tasarlanmasının ve mevcut yapı stokundaki risklerin zamanında giderilmesinin önemini belirten Şahin, ağır hasarlı binaların yıkılması ve gerekli önlemlerin gecikmeden alınması konusuna dikkat çekti. Can kayıplarının telafisinin mümkün olmadığını vurguladı.

Risk mühendisliğinde uzmanlaşma çağrısı

Sigortacılığın dirençli şehirlerdeki rolünün poliçe düzenlemekten daha geniş olduğunu belirten Şahin, risklerin belirlenmesi, analiz edilmesi ve yönetilmesi için uzmanlaşmaya ihtiyaç bulunduğunu söyledi.

Sanayi faaliyetlerinin yoğun olduğu şehirlerde, kimyasal maddelerle çalışan işletmelerin risklerine uygun planlama yapılması gerektiğini ifade ederek risk mühendisliği ve sigorta mühendisliği alanlarının geliştirilmesini istedi.

Belediyenin yürüttüğü master plan çalışmalarına da değinen Şahin; sulak alan haritasının çıkarılması, su kaynaklarının korunması, deprem ve kentsel dönüşüm master planlarının şehirlerin geleceği açısından önem taşıdığını belirtti.

“Artık konfeksiyon sistemi değil, terzi usulü”

Bireylerin ve kurumların farklı ihtiyaçlarına uygun sigorta çözümleri geliştirilmesi gerektiğini belirten Şahin, yurt dışında eğitim gören çocukları üzerinden farklı ülkelerdeki kurumsal ve sistematik işleyişleri gözlemlediğini anlattı.

Herkese aynı çözümü sunan yaklaşımlar yerine ihtiyaca göre şekillenen modellerin önem kazandığını ifade eden Şahin, “Artık konfeksiyon sistemi değil, terzi usulü. Kime ne lazım?” dedi.

Bu anlayışın tek bir ülke veya kurumla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Şahin, Türk dünyasında sigortacılık iş birliğinin somut projelerle güçlendirilmesini istedi.

Gaziantep pilot çalışmaların uygulamasına hazır

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin sigorta sektörünün geliştireceği projelerde uygulayıcı rol üstlenmeye hazır olduğunu belirten Şahin, belediyenin lojistik ve saha kapasitesine dikkat çekti.

Şahin, sektör temsilcilerine şu çağrıda bulundu:

“Sizden çıkan sonuçta, ‘Başkanım, şurada şu pilot çalışmayı yapalım, şurada da bunu başaralım’ dediğiniz her yerde biz varız.”

Kendi çalışma arkadaşları için deprem sigortası yaptırdıklarını da belirten Şahin, yerel kalkınma anlayışıyla sorumluluk üstlendiklerini, yalnızca merkezi yönetimden veya sigorta sektöründen adım beklemediklerini söyledi.

Afetlerin tamamen ortadan kaldırılamayacağını ancak etkilerinin azaltılabileceğini vurgulayan Şahin, toplumların her koşula bugünden hazırlanması gerektiğini ifade etti.

Genel kuruldan çıkacak sonuçları takip edeceklerini belirten Şahin, belediyenin genel sekreterlik ve genel sekreter yardımcılığı düzeyindeki çalışmalara destek vereceğini, uygulama aşamasında iş birliğine hazır olduklarını söyledi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *