Advertisement
17.08.2026
weather
32°
Sigorta Kulisi Sektör Fatih Gören: Sigorta sektöründe asıl sınav faizler düştüğünde başlayacak

Fatih Gören: Sigorta sektöründe asıl sınav faizler düştüğünde başlayacak

Fatih Gören, hayat dışı sigortada yatırım gelirleri hariç teknik zararın ilk yarıda yaklaşık 45 milyar TL’ye yükseldiğine dikkat çekti

Sigorta sektörünün deneyimli isimlerinden Fatih Gören, hayat dışı sigortada yatırım gelirleri hariç teknik zararın ilk yarıda yaklaşık 45 milyar TL’ye çıkmasına dikkat çekti.

Deneyimli sigortacı Fatih Gören, hayat dışı sigorta sektörünün bu yılın ilk yarısına ilişkin mali sonuçlarını değerlendirdi. Aktif büyüklük, özsermaye ve net kâr artışına dikkat çeken Gören, bilanço rakamlarının arkasında yatırım gelirlerinin belirleyici rol oynadığını vurguladı.

Gören’e göre sektörün asıl önemli göstergesi, açıklanan net kârdan çok teknik sonuçların yatırım gelirleri hariç tutulduğunda ortaya koyduğu görünüm oldu. Hayat dışı sigorta sektörü ilk altı ayda 76 milyar TL teknik kâr açıklarken, teknik bölüme aktarılan yatırım gelirleri dışarıda bırakıldığında sonucun yaklaşık 45 milyar TL zarara dönmesi dikkat çekti.

Aktif büyüklük 1,52 trilyon TL’ye ulaştı

Hayat dışı sigorta sektörünün aktif büyüklüğü, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 41, 2025 yıl sonuna göre ise yüzde 18 artarak 1,52 trilyon TL’ye ulaştı.

Geçen yılın aynı dönemine kıyasla sektörün özsermayesi yüzde 56 artışla 394 milyar TL’ye, dönem net kârı ise yüzde 23 artışla 67 milyar TL’ye yükseldi.

Bilanço verileri sektörün mali büyüklüğünü ve sermaye yapısındaki güçlenmeyi ortaya koyarken Gören, kârlılığın hangi kaynaklardan beslendiğine bakılması gerektiğini belirtti.

Finansal varlıkların toplamı 1 trilyon TL’ye çıktı

Sektörün nakit ve nakit benzeri varlıkları ile finansal varlıklarının toplamı ilk yarı itibarıyla 1 trilyon TL’ye ulaştı. Bu tutar geçen yılın aynı döneminde yaklaşık 720 milyar TL seviyesindeydi.

Finansal varlıklardaki büyüme, yüksek faiz ortamının sektörün yatırım gelirleri üzerindeki etkisini de güçlendirdi. Gören, bilanço büyüklüğünden çok kârın kaynağını gösteren bu rakamların dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Yatırım gelirleri çıkarıldığında 45 milyar TL zarar

Hayat dışı sigorta sektörü ilk altı ayda 76 milyar TL teknik kâr açıkladı. Ancak Gören’in mali sonuçlar üzerinden yaptığı değerlendirmeye göre teknik bölüme aktarılan yatırım gelirleri hariç tutulduğunda bu sonuç yaklaşık 45 milyar TL zarara dönüşüyor.

Geçen yılın aynı döneminde yatırım gelirleri hariç teknik zarar yaklaşık 27 milyar TL seviyesinde bulunuyordu. Böylece ana sigortacılık faaliyetlerindeki zararın büyüdüğü görüldü.

Gören, dönemin en önemli sinyalinin bu noktada ortaya çıktığını belirterek, “Yatırım gelirleri olmadan ana branşlarda zarar büyüyor” değerlendirmesinde bulundu.

Sağlıkta 5 milyar TL, kaskoda 4,4 milyar TL zarar

Yatırım gelirleri hariç teknik sonuçlar branşlar bazında incelendiğinde sağlık ve kasko sigortalarındaki zarar öne çıktı.

Gören’in paylaştığı hesaplamalara göre yatırım gelirleri dışarıda bırakıldığında yangın ve doğal afetler branşında yaklaşık 265 milyon TL, sağlıkta 5 milyar TL, kaskoda ise 4,4 milyar TL teknik zarar oluştu.

Gören, bu görünümün yalnızca “teknik sonuçlar bozuluyor” şeklinde okunmasının eksik kalabileceğine dikkat çekti.

Yatırım gelirlerinin bir bölümü fiyat rekabetine bırakılıyor

Yüksek faiz ortamında elde edilen yatırım gelirlerinin sektöre fiyatlama konusunda hareket alanı sağladığını belirten Gören, sigorta şirketlerinin bu gelirin bir bölümünü fiyat rekabeti, büyüme ve müşteriyi elde tutmak için kullandığını ifade etti.

Sektördeki mevcut yaklaşımı şu sözlerle özetledi:

“Sigortacılıktan yeterince kazanamasam da büyüyeyim; nakit akışı ve yatırım gelirleriyle dengeyi kurarım.”

Gören, bu stratejinin bugünkü faiz ortamında çalışabileceğini ancak faizlerin düşmesi halinde aynı fiyatlama politikasının ne ölçüde sürdürülebileceğinin önemli bir soru olduğunu söyledi.

“Peki sular çekildiğinde?”

Faizlerin gerilemesiyle birlikte sektöre giren yeni paranın daha düşük getiriyle değerlendirilmesi, yatırım gelirlerinin teknik sonuçları destekleme gücünü azaltabilir.

Gören, “Peki sular çekildiğinde?” sorusunu yönelterek yüksek yatırım gelirlerine dayanan mevcut dengenin düşük faiz döneminde ciddi bir sınavla karşılaşabileceğine dikkat çekti.

Büyüme iştahının yalnızca prim üretimi üzerinden yönetilemeyeceğini belirten Gören; tahsilat hızı, güçlü nakit akışı, likidite yönetimi, doğru vade yapısı, uygun portföy dağılımı ve vergi optimizasyonunun birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.

Fonların yönetiminde yatırım profesyonelleri öne çıkacak

Faizlerin düşeceği döneme hazırlanmanın yalnızca daha iyi sigortacılık yapmaktan geçmediğini belirten Gören, sigortacılık faaliyetleriyle oluşturulan fonların yatırım profesyonelleriyle birlikte yönetilmesi gerektiğini söyledi.

Fon yönetiminde doğru vade, risk, likidite ve vergi yaklaşımının sektörün gelecekteki kârlılığında belirleyici olacağını vurgulayan Gören, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:

“Asıl sınav faizler düştüğünde başlayacak. Çünkü önümüzdeki dönemde farkı sadece ne kadar prim ürettiğiniz değil, ürettiğiniz nakdi ne kadar akıllı yönettiğiniz belirleyecek.”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *