Türkiye Sigorta Birliği’nin basın toplantısında bireysel emeklilik sistemi, tamamlayıcı emeklilik ve tasarruf açığı da öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. TSB yönetimi, Türkiye’nin uzun vadeli tasarruf kapasitesini artırmak için ikinci basamak emeklilik sisteminin kritik bir reform alanı olduğunu vurguladı.
Türkiye Sigorta Birliği’nin yeni yönetiminin basın toplantısında, sigorta sektörünün büyüme hedeflerinin yanı sıra bireysel emeklilik sistemi ve Türkiye’nin tasarruf açığı da gündeme geldi. Toplantının soru-cevap bölümünde yapılan değerlendirmelerde, BES’in ulaştığı büyüklüğe rağmen Türkiye’nin uzun vadeli tasarruf kapasitesini artırmak için hâlâ önemli bir büyüme alanı bulunduğu belirtildi.
TSB Başkan Yardımcısı Ayhan Sincek, Bireysel Emeklilik Sistemi ve Otomatik Katılım Sistemi’nin toplam katılımcı sayısının 18 milyonu aştığını, fon büyüklüğünün ise 2,5 trilyon TL seviyesine ulaştığını hatırlattı. Sincek’e göre BES artık yalnızca bireylerin emeklilik dönemine hazırlık yaptığı bir sistem değil, Türkiye ekonomisine uzun vadeli kaynak sağlayan stratejik bir yapı.
“Asıl reform ikinci basamakta”
Ayhan Sincek, Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’nin uzun süredir gündemde olduğunu ve sektörün bu konuda hazırlıklarını yaptığını belirtti. İşveren katkısı nedeniyle sürecin bir süre daha zamana ihtiyaç duyabileceğini ifade eden Sincek, buna rağmen Türkiye’nin uzun vadeli tasarruf kapasitesini kalıcı şekilde artıracak en önemli adımın ikinci basamak emeklilik sistemi olduğunu söyledi.
Sincek, Türkiye’nin tasarruf tarafında daha üst bir lige çıkması için ikinci basamak emeklilik sisteminin kritik olduğunu belirterek, 25-30 milyon çalışan nüfusun düzenli katkı sağladığı bir yapının çok daha büyük fon büyüklükleri oluşturabileceğini vurguladı.
Sincek’e göre böyle bir sistemin hayata geçmesi halinde 5-10 yıllık vadede gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 50’sini aşan fon büyüklüklerine ulaşılması mümkün olabilir.
Çocuk BES, OKS’yi yakaladı
Toplantıda Otomatik Katılım Sistemi’nin mevcut durumu da değerlendirildi. Sincek, OKS’de katılımcı sayısının yüksek olmasına rağmen fon büyüklüğünün beklentilerin altında kaldığını belirtti. Çıkış serbestisi nedeniyle sistemde giriş-çıkışların yoğun yaşandığını ifade eden Sincek, OKS tarafında revizyon ihtiyacına dikkat çekti.
Sincek’in verdiği örneklerden biri de 18 yaş altı BES oldu. Çocuk BES’in fon büyüklüğü açısından OKS’yi yakaladığını belirten Sincek, 18 yaş altı BES’te 2 milyona yakın katılımcı bulunduğunu ve fon büyüklüğünün 100 milyar TL’yi aştığını söyledi.
Bu tablo, düzenli tasarruf davranışının daha erken yaşlarda teşvik edilmesi halinde sistemin hızla büyüyebileceğini gösteren önemli bir örnek olarak öne çıktı.
EYT deneyimi ek emeklilik ihtiyacını gösterdi
Ayhan Sincek, Türkiye’de emeklilik sonrası gelir seviyesinin korunması açısından BES ve ikinci basamak emeklilik modellerinin önemine dikkat çekti. EYT süreci sonrasında emekli aylıkları ve ek gelir ihtiyacı etrafında oluşan tartışmaların, uzun vadeli birikim sistemlerinin neden gerekli olduğunu bir kez daha gösterdiğini söyledi.
Sincek’e göre bu ihtiyacı karşılayacak en önemli araçlar BES, ikinci basamak emeklilik sistemi ve birikimli hayat sigortaları olacak. Sektörün birikimli hayat sigortaları üzerinde de çalıştığını belirten Sincek, BES’te olduğu gibi fon performansının şeffaf biçimde takip edilebildiği, rekabetçi ve ölçülebilir ürünlerin gündeme gelebileceğini ifade etti.
Devlet katkısı hâlâ sistemin en önemli desteği
TSB Yönetim Kurulu Üyesi Serkan Uğraş Kaygalak ise BES’te devlet katkısının sistemin başarısındaki en kritik unsurlardan biri olduğunu vurguladı.
Kaygalak, devlet katkısının yüzde 30’dan yüzde 20’ye düşürülmesine rağmen sistemin büyümeye devam ettiğini, ancak teşvik mekanizmasının önemini koruduğunu belirtti. Yüzde 20 devlet katkısının uluslararası ölçekte hâlâ güçlü bir teşvik olduğunu ifade eden Kaygalak, daha düşük seviyelerin hem yeni katılımları hem de sistemde kalış sürelerini olumsuz etkileyebileceğini söyledi.
Kaygalak’a göre devlet katkısındaki düşüş caymalar üzerinde etkili oldu. Sektör bu etkiyi satış süreçlerindeki aksiyonlarla dengelemeye çalışsa da, uzun vadede daha kapsayıcı ve yapısal bir model ihtiyacı devam ediyor.
Tasarruf açığı da koruma açığının parçası
Kaygalak, koruma açığı kavramının yalnızca klasik sigorta ürünleriyle sınırlı düşünülmemesi gerektiğini belirtti. Bireylerin emeklilik dönemine yeterli birikimle girememesi de daha geniş anlamda bir koruma açığı olarak değerlendirilmeli.
Dünyada emeklilik fonlarının gayrisafi yurt içi hasılaya oranı çok daha yüksek seviyelerde seyrederken, Türkiye’nin bu alanda hâlâ yolun başında olduğu vurgulandı. Bu nedenle BES’in yaygınlaşması yalnızca bireylerin emeklilik dönemindeki refahı için değil, Türkiye ekonomisinin uzun vadeli fon ihtiyacının karşılanması açısından da stratejik önem taşıyor.
TES yapısal reform olarak görülüyor
Serkan Uğraş Kaygalak, Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’nin yapısal bir reform olduğunu belirterek, bu tür reformların hayata geçirilmesinin kolay olmadığını ancak Türkiye’nin uzun vadeli tasarruf sorununu çözmesi için gerekli olduğunu ifade etti.
TSB yönetiminin değerlendirmelerine göre Türkiye’nin emeklilik sistemi tarafında önümüzdeki dönemde üç ana başlık öne çıkacak: BES’in büyümesini sürdürmesi, OKS’de revizyonların yapılması ve ikinci basamak emeklilik sisteminin uygun koşullarda hayata geçirilmesi.
Bu başlıkların hayata geçmesi, hem bireylerin emeklilik dönemindeki gelir güvenliğini artıracak hem de Türkiye ekonomisine uzun vadeli, istikrarlı ve yerli kaynak sağlayacak.