Sol Dikey Reklam Alanı Genişlik: 160px Yükseklik: 600px
Sağ Dikey Reklam Alanı Genişlik: 160px Yükseklik: 600px
Advertisement
11.01.2026
weather
10°
Sigorta Kulisi Genel Türk Reasürans GM Koç: Zorunlu Afet Sigortası 2026’nın ilk çeyreğinde Meclis’e gelebilir

Türk Reasürans GM Koç: Zorunlu Afet Sigortası 2026’nın ilk çeyreğinde Meclis’e gelebilir

Türk Reasürans GM Özgür Bülent Koç, DASK’ta 2023 depremleri sonrası hasar ödemelerini, Zorunlu Afet Sigortası taslağını, otomatik yenileme modelini ve reasürans fiyatlarının 2023 öncesine dönmeyeceğini değerlendirdi

Türk Reasürans Genel Müdürü Özgür Bülent Koç, Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Uğur Gülen ve sigorta uzmanı Zeynep Türker’in sunduğu Sigortacı Kafası programına konuk oldu. Koç; Türk Reasürans Grubu’nun yapısını, DASK teknik işleticiliği döneminde 2023 depremlerindeki hasar yönetimini, “Zorunlu Afet Sigortası” taslağındaki son aşamayı, otomatik yenileme modeliyle penetrasyon artışı hedefini ve reasürans piyasasında 2023 sonrası oluşan yeni dengeyi anlattı.

“2019 Eylül’de kuruldu, %100 Hazine iştiraki”

Türk Reasürans’ın kuruluş hikâyesine değinen Koç, “Türk Reasürans 2019 Eylül ayında kuruldu” diyerek yapıyı şöyle anlattı: “%100 Hazine ve Maliye Bakanlığı iştiraki olarak kuruldu.

Koç’a göre Türk Reasürans kısa sürede iştiraklerle büyüdü: 

“Kurulduktan kısa bir süre sonra… katılım sigortacılığına destek verebilmek için Türk Katılım Reasürans kuruldu. Hemen bir yıl sonra da 2023’ün başında T-Rab modelleme ve teknoloji şirketi kuruldu. Bunlar Türk Reasürans’ın %100 iştirakleri.

DASK’ta teknik işleticilik: “2020 Ağustos itibarıyla Türk Reasürans’a verildi”

Koç, grubun en görünür teknik işleticilik görevlerinden birinin DASK olduğunu vurgulayarak, “2020 yılının Ağustos ayı itibarıyla DASK’ın teknik işleticiliği Türk Reasürans’a verildi” dedi.

Deprem öncesi yapılan hazırlıkları da hatırlatan Koç, “DASK’ı devraldıktan sonra hızlı bir altyapı üretmeye gayret ettik… bilgi işlem altyapısı iyileştirildi, ciddi personel yatırımı yapıldı” ifadelerini kullandı ve dikkat çeken bir ayrıntıyı paylaştı: 

Ankara’daki olağanüstü yönetim merkezini açtıktan birkaç ay sonra deprem oldu… Bütün süreç oradan yönetildi.

2023 depremleri: “650 bin hasar dosyasıyla karşı karşıya kaldık”

Kahramanmaraş merkezli depremlerden sonra karşılaşılan tabloyu “ölçek” üzerinden anlatan Koç, “Bir anda 650 bin adet hasar dosyasıyla karşı karşıya kaldık” dedi.

Klasik yöntemle bu hacmin yönetilemeyeceğini vurgulayan Koç, süreci şöyle özetledi:

“Normalde olması gereken tek tek ekspertiz… Ama 650 bin dosyayı bir anda elleştirmek mümkün değil.

“Kanunun verdiği yetkiyle… hasarları Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın sınıflandırmasına göre ayırdılar: az hasar, orta hasar, tam hasar.

“Bunlara %15, %50 ve %100 ödeme şeklinde çok hızlı ödemeler gerçekleştirildi.”

Koç ayrıca avans mekanizmasına da değindi: 

Öncelikle bir %20 avans ödemesi yapıldı… VakıfBank’la güzel bir işbirliği yapıldı… TC kimlikler üzerinden hızlı biçimde parayı almaları sağlandı.

Ödeme temposunu “takvimle” anlatan Koç, “8-8,5 ayda 600 bin dosya ödendi… Sonuçta 40 milyar liralık hasar büyük ölçüde 9 ayda ödenmiş oldu” dedi ve ekledi: 

“Hep devlette yavaşlıktan şikâyet edilir ama DASK o dönemde çok hızlı davrandı.

Zorunlu Afet Sigortası” taslağı: “2026’nın ilk çeyreğinde Meclis’e gelebilir”

Deprem dışındaki afetleri de kapsayacak yeni çerçeve için Koç, “Zorunlu Afet Sigortası zaten eskiden beri konuşuluyordu” dedi ve kritik takvimi şöyle paylaştı:

Kanun taslağı şu an Meclis’e sevk edilmek üzere… Muhtemelen 2026’nın ilk çeyreğinde bu konunun Meclis’e geleceğini düşünüyoruz.

Taslakta yer alan yeni teminat kalemine ilişkin Koç’un ifadesi şöyle:

“Deprem dışındaki tüm diğer afetlere… 150 bin liraya kadar ‘acil ihtiyaç teminatı’ diye bir nakit yardım teminatı kurguladık.

Bu yapının hızlı ödeme mantığıyla tasarlandığını da vurguladı: “O da yine küçük, orta ve büyük ölçekli hasarlarda anında ödeme yapılacak.”

Koç, eşyanın teminata dahil edilmesi fikrinin neden ertelendiğini de net anlattı: 

“Önce eşyayı da teminat altına almak istedik ama eşyanın tespiti çok zor… Normal ihtiyari konut poliçesine de ihtiyacın devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz.”

“Maraş depremi yönetimimiz parametrik SİGORTA gibi oldu”

Programda parametrik yaklaşım da gündeme geldi. Koç, 2023 depremindeki uygulamayı “parametrik benzeri” diye tarif etti: “Bizim Maraş depremi yönetimimiz de parametrik gibi oldu.

Ancak özellikle Marmara senaryosunda kapasite kısıtına dikkat çekti:

“Türkiye’de Marmara depremi riskini düşündüğümüz zaman rakamlar çok yüksekParametrik reasürans teminatı da çok kısık. O kadar teminatı kullanabilir miyiz?… Bunu karşılayacak reasürans teminatı yok.”

DASK’ta penetrasyon tartışması: “Zorunlu ürünün gönüllülükle yenilenmesi garabet”

DASK’ın zorunlu olmasına rağmen yenileme davranışının zayıf kaldığını belirten Koç, aktif poliçe sayısı ile geçmişte poliçeye dokunan konut sayısı arasındaki farkı vurguladı:

Şu anda 11,5 milyon poliçe var… ama DASK’ın geçmişinde 25 milyon ayrı konut bizden poliçe yaptırmış… Ama yenilemiyor.

Koç, “otomatik yenileme” önerisini bu çerçevede savundu: “Kanun taslağımıza çok önemli bir öneri koymuştuk… O da otomatik yenileme.

Bu yaklaşımı bir “abonelik” mantığıyla tarif etti:

“DASK’ı bir aylık abonelik sistemi gibi kurgulayıp… kredi kartı ya da otomatik ödeme… direkt poliçe sahibinden alma… Her yıl yenileme tarihinde yeni bedel üzerinden otomatik yenileyip devam etme…”

Hedefi de rakamla koydu: “Bizim hesaplarımıza göre 5 yılda %90’lara falan çok rahat getirebilme potansiyeli var.”

Koç, geçmiş bir örnek üzerinden “zorunluluk–gönüllülük” gerilimini şöyle anlattı:

“Call center arayıp ‘poliçenizi yenileyelim mi?’… Cevap %65 hayır… Sonra Van depremi oldu… poliçesi yenilenmeyen konut yıkıldı… 11 kişinin 11’i bankayı mahkemeye verdi. ‘Beni niye sigorta etmediniz?’…”

Bu noktada Koç, yaklaşımını netleştirdi: “Bunu vatandaşa sormak doğru bir yaklaşım değil… Boşverme kültürümüz var.

Özel Riskler Yönetim Merkezi: “Tıkanıklığı açan kurum”

Koç, Özel Riskler Yönetim Merkezi’nin rolünü “görünmeyen ama kritik” bir alan olarak tanımladı: “Özel Riskler Yönetim Merkezi… kimsenin teminat vermediği, tıkanmış bir yerde tıkanıklığı açan kurum.

Tahıl Koridoru örneğini “olmasaydı” üzerinden anlattı: “O tarihte… teminat verilemeseydi ne olurdu?” dedi ve ekledi: “Uçuşlar teminat kapsamı altına alınmasaydı… uçaklar kalkamadı… Olmadığında hayat durur.”

Koç, yangın söndürme uçağı örneğinde de “sigorta yoksa hizmet yok” vurgusu yaptı:

“Geçen sene bu uçaklar Rusya’dan kiralandı… teminat veren yok… ‘Rus uçağı’ diye… Biz devreye girip Hazine onayıyla teminat verdik… o sayede uçaklar orman yangınlarına müdahale etti.

T-Rab/CatMod: “Türkiye’de tüm şirketlere stres testi hizmeti veriyoruz”

Koç, CatMod’un mevcut kullanımını şöyle özetledi: “Şu an Türkiye’deki tüm sigorta şirketlerine stres testi hizmeti veriyoruz. Bu en kritik hizmet.

Nokta bazlı modellemede sanayici ilgisine dikkat çekti: “Marmara bölgesinde… birçok büyük endüstriyel şirket %100 sigorta almıyor… PML hesabı alabiliyor… Biz de nokta bazlı deprem modelleme ile muhtemel hasarı çalışıyoruz.”

Yeni hedefi ise bankalar için “ekonomik hasar” modellemesi: “Deprem sonucu oluşan kredi portföyünden beklenecek ekonomik hasar… iş planımıza aldık… Ama fiziki hasar değil, ekonomik hasar modellemesi çok zor.”

Ayrıca sel modellemesinin de başladığını belirtti: “Sel modellemesini yapmaya başladık. Önümüzdeki yıl bitecek.

Reasürans piyasası: “2023 öncesi fiyatlara dönmeyeceğiz”

Koç, reasürans piyasasında 2023’ün bir kırılma olduğunu vurguladı:
“2023 depreminden sonra fiyatlar neredeyse 3 misli arttı… Bu sene %10–15 geri gelecek ama… beklenen Marmara depremi riski burada durduğu sürece 2022 ve öncesindeki fiyatları bulamayacağız.

Türkiye’nin kullandığı kapasiteyi de şöyle açıkladı:

“Sigorta şirketleri yurt dışından toplamda 20 milyar euroya yakın kapasite kullanıyor… Milli Türk Re ve DASK hariç… Onlarla birlikte 25 milyar euroya yakın bir kapasite…”

DASK reasürans payına ilişkin çarpıcı oranları da paylaştı:

“Deprem öncesi DASK’ın priminin %25’i reasüransa gidiyordu… Depremden sonra %77’ye kadar çıktı… şimdi %60’lara, %55’lere geriliyor ama… hiçbir zaman %25’lere düşmeyecek… muhtemelen %35–40 bandına oturur.”

“Sigorta emniyet kemeri gibidir”

Koç, sigortayı şu benzetmeyle anlattı:

“Sigortacılık… emniyet kemeri gibi. Hayatınız boyunca taktığınızda size bir defa lazım olacak… Onda da kemer takılı değilse bir işe yaramıyor.”

Gençlere mesajı ise sektörün çok paydaşlı yapısı üzerineydi:

“Sigorta şirketi merkezli gibi görünse de… çok fazla paydaşı olan bir sektör… reasürans var, broker var, acente var, asistans var… Sigorta bir ekonomi sistem.”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *