Sapanca, Kartepe ve Seferihisar gibi yoğun talep gören tatil bölgelerinde bungalov kiralamak isteyen vatandaşlar, sahte internet siteleri ve sosyal medya ilanları üzerinden dolandırıcılık riskiyle karşı karşıya kalıyor. Şikâyetlerde, dolandırıcıların yalnızca konaklama bedeli değil, “sigorta”, “güvence bedeli” ve “giriş-çıkış poliçesi” adı altında ek ödemeler de talep ettiği görülüyor.
Kurban Bayramı tatili öncesinde doğayla iç içe konaklama arayan vatandaşları hedef alan bungalov dolandırıcılığı yeniden gündeme geldi. Özellikle Sapanca, Kartepe ve Seferihisar gibi bölgelerde sahte internet siteleri, sosyal medya hesapları ve sponsorlu ilanlar üzerinden verilen bungalov reklamları, çok sayıda kişiyi mağdur etti. Haberlere yansıyan şikâyetlerde bazı vatandaşlar, rezervasyon yaptıklarını düşündükleri tesislerin gerçekte bulunmadığını veya ilanlarda gösterilen yerlerle ilgisinin olmadığını belirtti.
Sahte TÜRSAB belgesiyle güven kazanıyorlar
Dolandırıcılık yöntemlerinde en dikkat çeken noktalardan biri, sahte kurumsal kimlik kullanımı oldu. Şikâyetlere göre bazı kişi ve hesaplar, kendilerini yasal seyahat acentesi gibi göstererek sahte TÜRSAB belge bilgileri veya doğrulama linkleri paylaşıyor. Bir mağdurun, Sapanca’da villa kiralamak isterken 32 bin TL kira ve 25 bin TL depozito gönderdiği; daha sonra gerçek işletmeciye ulaşınca dolandırıldığını anladığı aktarıldı.
TÜRSAB’ın resmi acente arama sayfasında seyahat acenteleri acente adı, belge numarası veya web sitesi adresiyle sorgulanabiliyor. Bu nedenle kullanıcıların ödeme yapmadan önce yalnızca gönderilen linke değil, doğrudan resmi TÜRSAB sorgulama ekranına girerek kontrol yapması kritik önem taşıyor.
“Sigorta poliçesi” adı altında ikinci dolandırıcılık
Bungalov dolandırıcılığının sigorta sektörü açısından en kritik boyutu ise sahte poliçe iddiaları. Haberlere göre bazı mağdurlar, rezervasyon ödemesinden sonra kendilerini kurumsal bir sigorta şirketi yetkilisi gibi tanıtan kişiler tarafından arandı. Bu kişiler, “giriş-çıkış poliçesi yapılacak, para iade edilecek” diyerek ek ödeme talep etti. Bir vakada mağdurdan bu gerekçeyle 18 bin 600 TL daha istendiği, gerçek sigorta şirketiyle iletişime geçildiğinde böyle bir işlemin bulunmadığının anlaşıldığı belirtildi.
Şikâyet platformlarında da “bungalov sigortası” başlığı altında benzer başvurular yer alıyor. Bazı şikâyetlerde konaklama bedelinin ardından “sigorta”, “güvence sigortası” veya “depozito” adıyla yeni ödeme talepleri yapıldığı görülüyor.
Sigorta şirketi adı kullanılıyorsa doğrudan teyit şart
Uzmanların ve resmi sorgulama kanallarının işaret ettiği temel nokta şu: Sigorta şirketi adı geçen her ödeme talebi, şirketin resmi müşteri hizmetleri veya dijital kanalları üzerinden doğrulanmalı. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nin e-Devlet üzerindeki hizmetlerinde trafik, kasko, sağlık, hayat ve bazı sorumluluk poliçelerine ilişkin sorgulama ekranları bulunuyor. Ancak bungalov rezervasyonu sırasında ortaya atılan “giriş-çıkış poliçesi” gibi ifadeler, tüketici açısından ayrıca şüpheyle değerlendirilmesi gereken ödeme kalemleri arasında yer alıyor.
Tüketiciler nelere dikkat etmeli?
Ödeme yapmadan önce işletmenin gerçekliği, web sitesi adresi, sosyal medya hesabı, telefon numarası ve TÜRSAB kaydı ayrı ayrı kontrol edilmeli. IBAN’ın şirket unvanıyla uyumlu olup olmadığına bakılmalı; kişisel hesaplara yapılan havalelerde riskin arttığı unutulmamalı. “Son oda kaldı”, “hemen ödeme yaparsanız indirim var”, “sigorta bedeli iade edilecek” gibi aceleye getiren ifadeler ise dolandırıcılık şüphesi doğurmalı.
Sigorta şirketi, acente veya poliçe adı kullanılıyorsa ödeme yapılmadan önce mutlaka ilgili kurumun resmi kanallarından teyit alınmalı. Çünkü bu vakalarda sigorta kavramı, tüketiciye güven vermek için kullanılan bir araç hâline getiriliyor.