Ticari alacak sigortasında dünya lideri Allianz Trade, 2025 yılının son Ekonomik Görünüm Raporunu yayımladı. Rapora göre küresel ekonomi büyümesini sürdürürken, Türkiye’nin bu yıl dünya ortalamasının üzerinde bir performans göstermesi bekleniyor. Allianz Trade ekonomistleri, Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 3.5 büyüyebileceğini öngörüyor.
Raporda, küresel GSYİH büyümesinin geçen yıl yüzde 3 seviyesinde gerçekleşmesinin ardından, önümüzdeki dönemde büyümenin kademeli olarak yavaşlayacağı belirtiliyor. Buna karşın Türkiye’nin, önceki yıl yüzde 3.4 ile dünya ortalamasının üzerinde bir büyüme kaydettiği, bu yıl ise büyümenin hızlanarak yüzde 3.5’e ulaşabileceği ifade ediliyor.
Türkiye’de iç talep canlı, büyüme potansiyeline yakın
Allianz Trade Ekonomik Görünüm Raporu’nda, Türkiye ekonomisinde iç talep ve ekonomik aktivitenin canlılığını koruduğuna dikkat çekiliyor. Bu görünümün, Türkiye’nin büyüme performansının potansiyeline yakın seyrettiğine işaret ettiği vurgulanıyor. Raporda ayrıca, büyümenin önümüzdeki dönemde de istikrarlı bir seyir izleyebileceği değerlendirmesine yer veriliyor.
Enflasyon tarafında ise kademeli bir düşüş beklentisi öne çıkıyor. Rapora göre Türkiye’de enflasyonun önceki yıl yüzde 35 seviyesinde gerçekleşmesinin ardından, bu yıl yüzde 25 seviyelerine doğru gerilemesi, orta vadede ise düşüş eğiliminin sürmesi bekleniyor.
Küresel büyümede ABD ve Çin etkisi sürüyor
Raporda, küresel büyümenin temel sürükleyicileri arasında ABD ve Çin’in yer almaya devam ettiği belirtiliyor. ABD ekonomisinde tüketim harcamalarının beklenenden daha dirençli seyretmesi, kredi koşullarının destekleyici olması ve yapay zekâ yatırımlarının katkısıyla büyümenin güçlü kalacağı öngörülüyor. Ticaret savaşlarının ABD büyümesi üzerindeki etkisinin ise önceki tahminlere kıyasla daha sınırlı kaldığı ifade ediliyor.
Çin’de ise büyümenin, güçlü dış talep ve zayıf ithalat sayesinde beklentilerin üzerinde gerçekleştiği vurgulanıyor. İhracat pazarlarının genişlemesi, rekabetçi fiyatlar ve stratejik ticaret rotalarının bu görünümü destekleyen başlıca unsurlar olduğu kaydediliyor.
Gelişmekte olan piyasalar direnç gösteriyor
Allianz Trade raporunda, gelişmekte olan piyasaların yalnızca küresel gelişmeleri izlemekle kalmadığı, genel olarak ekonomik direnç sergilediği ve gelişmiş ülkelere kıyasla daha olumlu bir döngüden faydalandığı belirtiliyor. ABD dolarındaki değer kaybı ve küresel para politikalarındaki gevşeme eğiliminin, birçok gelişmekte olan ülke merkez bankasına daha fazla hareket alanı sağladığı ifade ediliyor.
Ancak Türkiye’nin de aralarında bulunduğu bazı ülkelerde cari açıkların genişlemeye devam ettiğine dikkat çekilirken, bu durumun yakından izlenmesi gereken bir risk unsuru olduğu vurgulanıyor.
Aşağı yönlü risklere dikkat çekiliyor
Raporda; kurumsal, jeopolitik ve finansal risklerin küresel görünüm üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabileceği uyarısı yapılıyor. Merkez bankalarının bağımsızlığına ilişkin tartışmalar, korumacılık eğilimleri ve siyasi belirsizliklerin yanı sıra; jeopolitik gerilimler, yapay zekâ kaynaklı piyasa düzeltmeleri, özel kredi piyasalarında türbülans ve kamu borcunun sürdürülebilirliğine yönelik endişelerin bu yıl boyunca yakından izlenmesi gerektiği ifade ediliyor.